Deli miyim neyim?
Kendimi bildim bileli, en büyük hayalim bir Oscar töreni!
Önceleri, yani küçük bir kızken sahnedeydi gözüm… Heykelciği istiyordum.
Neyse ki büyüdükçe aklım biraz başıma geldi ve uçuş yüksekliği sahne civarından aşağılara inebildi sonunda… Şimdi en büyük arzum, bir gün Kodak Tiyatrosu’nda, güzelce bir köşeden töreni izlemek… Sevdiklerime alkış tutabilmek, heyecanlanmak, coşmak, bağırmak… Kısacası o an orada olmak!
Evet, adaylar bugün açıklandı. Tören 27 Şubat’ta… ABD ile saat farkından dolayı yine sabaha karşı televizyonun karşısına dikilip Oscar toto yapmaya başlayacağız. Mümkünse o güne kadar tüm adaylar izlenecek, notlar alınacak, epey bir kafa yorulacak… Ama ne olursa olsun, sonunda yine en çok sevdiklerimize kayacak gönlümüz… Tavsiye ederim, hele de sinemaya merakınız varsa, bu oyunu siz de oynayın!
Şimdi yavaş yavaş adaylara bakıyorum… En iyi filmden başlayayım…
Black Swan
Dövüşçü /The Fighter
Başlangıç/ Inception
The Kids Are All Right
The King's Speech
127 Saat/127 Hours
Sosyal Ağ/The Social Network
Oyuncak Hikayesi 3/ Toy Story 3
True Grit
Winter's Bone
Henüz hepsine ulaşamadım… Ama izlediklerimden hareketle, örneğin Başlangıç ve Sosyal Ağ’ı Oscarlık filmler olarak görmediğimi söyleyebilirim. Oyuncak Hikayesi 3/ Toy Story 3 şahane bir film… Ve henüz izlemememe rağmen, sadece fragmanlarından ve hakkında okuduklarımdan hareketle, gönlüm Natalie Portman’lı Black Swan’den yana…

Gelelim yönetmene…
Darren Aronofsky (Black Swan)
David O. Russell (Dövüşçü/The Fighter)
Tom Hooper (The King's Speech)
David Fincher (Sosyal Ağ/The Social Network)
Joel Coen-Ethan Coen (True Grit)
En iyi filmi Black Swan’e verip Darren Aronofsky’yi zaten memnun etmişken, sevdiğimiz yönetmenlerden birini daha eli boş döndürmemekte fayda var derim… Sosyal Ağ’ı film olarak kendi başyapıtlarım arasına koyamasam da, ardındaki yönetmenlik beceri aşikar… Dolayısıyla ödülü, daha önce de “Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi” ile Oscar’ı kıl payı kaçıran David Fincher’a verebiliriz… Coen kardeşleri de severiz, ama onlar zaten vaktiyle Oscar’a doymuşlardı.
Ve en iyi erkek oyuncu…
Javier Bardem (Biutiful)
Jeff Bridges (True Grit)
Jesse Eisenberg (Sosyal Ağ/The Social Network)
Colin Firth (The King's Speech)
James Franco (127 Hours)
Üzgünüm sevgili okurlar… Bu noktada ne tarafsızlık, ne sinema, ne de akademi umurumda… Şöyle anlatayım isterseniz; benim için erkekler ikiye ayrılır… Javier Bardem ve diğerleri… Yeterince açık oldu sanırım… Yardımcı erkek ödülünü zaten almıştı, şimdi de esas erkek olarak sahneler çıkmasını bekliyoruz… Ve geçen sefer olduğu gibi yine konuşmasının sonunda birkaç cümle İspanyolca tattırmasını…

En iyi kadın oyuncu…
Annette Bening (The Kids Are All Right)
Nicole Kidman (Rabbit Hole)
Jennifer Lawrence (Winter's Bone)
Natalie Portman (Black Swan)
Michelle Williams (Blue Valentine)
Bu kadınların neredeyse hepsini seviyorum galiba… Hatta en çok Nicole Kidman’ı… Tabii ödülü Michelle Williams alırsa, acaba konuşması sırasında hayat arkadaşına, yani geçen yıllarda kaybettiğimiz Heath Ledger’a seslenir mi diye de merak etmeden duramıyorum… Ama tüm bunlara rağmen, yine de Black Swan ve Natalie Portman diyorum!
En iyi yardımcı erkek oyuncu…
Christian Bale (Dövüşçü/ The Fighter)
John Hawkes (Winter's Bone)
Jeremy Renner (Hırsızlar Şehri/ The Town)
Mark Ruffalo (The Kids Are All Right)
Geoffrey Rush (The King's Speech)
Geoffrey Rush ve Mark Ruffalo gerçekten iyi oyuncular. Kendilerini hem beğenir, hem severim… Ama lütfen Oscar bu yıl Christian Bale’in olsun! Kendisi, bence son yılların en acayip şahsiyetlerinden… Çok karizmatik, çok yakışıklı ve muazzam yetenekli… Her rolüyle ayrı bir yüz olarak aklımda… Evet, ödülü bekliyorum!

En iyi yardımcı kadın oyuncu…
Amy Adams (Dövüşçü/ The Fighter)
Helena Bonham Carter (The King's Speech)
Melissa Leo (Dövüşçü/ The Fighter)
Hailee Steinfeld (True Grit)
Jacki Weaver (Animal Kingdom)
İtiraf etmeliyim ki Amy Adams’a tuhaf bir sempatim var… Belki de çok güzel geliyor bana… Ama favorim kesinlikle Helena Bonham Carter. Uzun yıllardır pek çok iyi iş yaptı, çizgisini hiç bozmadı, hiç ticari olmadı, hep arka plandaki kadın olarak durdu, her zaman yeteneğiyle göz doldurdu.
Evet sevgili Cosmoturk okurları… Belki bu tahmin oyununa girişmekte biraz erkenci davrandım… Ama ne yapayım, kendim alacakmış kadar heyecanlanıyorum işte şu mereti… Dileğim o ki, filmlerin hepsini izledikten sonra ve artık tören zamanı da iyice yaklaşmışken, Oscar üzerine bir beyin fırtınasında daha buluşmak…
Şimdilik, herkese iyi seyirler!
FECİR ALPTEKİN
YAZARA E-POSTA GÖNDER








DİĞER ADRESLER 


