>

DİĞER HABERLER

Can mı Canan mı?

"Genelde güçlü kuvvetli, sağlam karakterli, lider ruhlu, insanların üstüne gitmeyi seven bendenizin en büyük korkusu malesef ölüm. " Tufi'nin yeni yazısı...
 
   
 
 
     
Can mı Canan mı?

Tekrar merhaba sevgili Cosmotürk okurları. Yaz iyice kendini gösterirken, kimileri tatile çıktı ve kızgın kumlardan serine sulara atlamaya başladı, kimileri de yani benim gibi olanlar, tatil hayalleri içinde işlerinin başında verimli olmaya çalışıyorlar. En çok böyle zamanlarda niye daha iyi bir işim yok, niye daha fazla para kazanmıyorum, niye ömrümüz önce okul sonra çalışmakla geçiyor diye hayıflanıyor insan. Neyse elbet bir gün bizde istediğimizi istediğimiz zaman yapabilecek bir konuma gireriz umarım.

Genelde güçlü kuvvetli, sağlam karakterli, lider ruhlu, insanların üstüne gitmeyi seven bendenizin en büyük korkusu malesef ölüm. Sanırım herkeste biraz olan ölüm korkusu, bende fazlası ile var. Çok kere yataktan, oturduğum yerden ya da televizyon seyrettiğim koltuktan fırlayıp panik atak şeklinde evi turladım ben bile hatırlamıyorum. İnsanın bir güm ölüp gideceğini ve yok olacağını düşünmek gerçekten felaket bir his, yani bugün varız yarın yok olabiliriz. Neyse ne anlatmak isterken nerelere geldim, esas amacım bir gün öleceğimize göre nasıl yaşamayı seçmeliyiz. Yani can mı, canan mı?

Hayatımızı kendi isteklerimize göre yaşayıp, kimseyi düşünmemek mümkün mü acaba? Yaşadığımız süre içinde sadece kendimizi düşünmek, kendi mutluluğumuz için yaşamak nasıl bir duygu? Doğduğumuz andan itibaren hep birileri bizim adımıza düşünüp, bizim için bir yol belirliyorlar. Okul çağında okumalıyız, okul bitince iş bulup çalışmalıyız, bu arada evlenmemiz ve çocuk sahibi olmamız gerekiyor. Bunun ne kadarını biz istiyoruz, ya da ne kadarı bize empoze ediliyor belli değil. Sanırım tamamı empoze ediliyor ama sonuçta biz istiyormuşuz gibi ortaya çıkıyor. Öyleyse nasıl önce can olacak? Ünlü psikologlarımızdan biri erkeklerin eşlerini aldatmalarının en büyük iki nedenini ölüm korkusu ve güç isteği olarak belirlemiş. Yani bir gün öleceğimize göre neden tek kadınla birlikte olalım demeye geliyor bu. O zaman isteyerek bir evlilik yapılmamış, beklentileri karşılamak uğruna bize en uygun gelen kişiyle evlenmişiz anlamına geliyor. Ve sonuçta bir gün ölüp gideceğiz neden sadece tek kişi ile olalım ya da ölmeden bir kaç kişi daha deneyelim ve birlikte olalım düşüncesi ön plana çıkıyor. Tabi ki aynı şey kadınlar içinde geçerli ama yine aynı psikolog kadınlarda aldatma dürtüsünün güçlü bir baba profilinin eksikliğinden kaynaklandığını söylüyor, demek ki kadınlarda ölüm korkusu erkekler kadar ön plana çıkmamış.

Peki önce canan olacaksa ne olacak? Buradaki cananı sadece klasik anlamda sevgili olarak değil, etrafımızdaki tüm sevdiğimiz insanlar olarak alalım. Eğer bir gün öleceksek en doğrusu etrafımızdaki insanları mutlu ederek yaşamak mı? Kendi isteklerimizden çok başkalarının isteklerini dikkate almak, onları mutlu etmeye çalışmak, yaşamımızı başkalarına adamak daha mı doğru? Gerçi Türk toplumundaki kadın profili genelde böyle. Kadınlar hep aileleri, eşleri, çocukları için yaşıyorlar. Günümüzde ekonomik özgürlüklerini ele almış bayanlar ve yeni nesil gençler bu tanıma çok uymasa da, klasik Türk kadını daha verici, gerek baskılar, gerekse yetişme şekli olarak daha anaç ve korumacı, kendisi için değil etrafı için yaşıyor durumunda…

Tabi ki başta girdiğim ölüm korkusu amaca gitmek için araç durumuna geldi. Yani nasıl yaşamalıyız? Can mı, Canan mı, siz ne dersiniz?

Bana yazmaya, paylaşmaya ve düşünceleriniz anlatmaya lütfen devam edin, sonuçta biz sizler için varız J

Tekrar görüşmek üzere hoşçakalın…

Tufi
tufi@cosmoturk.com

Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
cosmoturk önerisi
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU
Anket
Aşk mı, Para mı?
Aşk
Para
>