>

DİĞER HABERLER

Kadın ve şarap, yeryüzünün en tatlı zehridir

"Bu aralar şaraba fena halde takmış arkadaşlarım var" İlknur Akgül Ardıç'ın yeni yazısı...
 
   
 
 
     
"Kadın ve şarap, yeryüzünün en tatlı zehridir"

Bu aralar şaraba fena halde takmış arkadaşlarım var. Zaten sağlıklı beslenmeye ezelden beri takmış olan bir tanesi, senelerdir sık sık tekrarladığı şu çok bilindik “her gün 1 bardak kırmızı şarap her türlü derde deva” iddiasını şimdilerde daha ileri boyutlara taşıyıp; “her gün 1 bardaktan fazla şarap aşk acılarına da deva”ya döndürünce kendini alkolik ilan etti. Ben bilirim en fazla 2 bardak içiyordur; ona sorsanız alkolik olmuştur ama... Şarap içmeyi tam bir ritüel haline dönüştürmüş arkadaşım. Ayrıca sürekli şarap sitelerine girip-çıkıyor; şarap meraklılarından oluşan mail gruplarına üye oluyor, şarap kültürüne bayılan insanlarla tanışmaya gayret ediyor; hatta bazılarına e-mail atıyor.

Geçenlerde üzüm bağları olan şarap yapımcısı bir ailenin oğluna mail atınca, iş yerinden bir arkadaşımla çok yalandık bizi şarap bağlarında işe soktursun diye. Amma ve lakin ne anlarız biz değil mi bağcılıktan? Bize ver yan gelip yatalım, üzüm yiyelim ya da değnekle zeytin toplayalım. Sağlıkçı arkadaşımın yakın bir zaman önce tanıştığı pek muhterem bir arkadaşı da benden bir yazımda şaraba yer vermemi istedi (buradan Can Berk kardeşe de selam ederim.) Şimdi bahsediyorum işte ama ben ne anlarım şaraptan... Gerçi Allaha şükür az çok damak zevkimiz var canım. Öğrenciyken sünger gibi içen biri olarak, parasız kaldığımız dönemlerde ucuz şaraplardan da nasiplendiğimiz için şarabın iyisi ve kötüsünü ayırt etme konusunda az çok tecrübemiz oldu elbet. Eh peynirle şarabın iyi gittiğini de biliriz. Daha ne olsun işte!

Şimdi internetten araştırdım; bu şarap denen illetin ne çok meraklısı varmış kardeşim? Hani en bilindik şarapsever Ömer Hayyam’dır ama bence Ömer Amca Tekirdağ rakısı ile tanışabilseydi, şarap yerine rakı üzerine rubailer yazardı. Ne bileyim sanki şimdi böyle bir moda var. Bildiğimiz kırk yıllık şarabın şimdi bir modası oluşmuş Türkiye’de (milletçe her şeyi çok geç algılamaya alışık olduğumuz için); yok hangi bardakla ve hangi yemekle hangi şarap içilirmiş, bağ bozumu ne zamanmış, şarap nasıl tadılırmış? Dayarsın kardeşim şişeyi ağzına, canavar gibi içersin işte. Üzüm bağlarına geziler mi dersin, şarap tadım seminerleri mi dersin; geziyorlar vallahi fellik fellik Türkiye’yi. Bir Allahın kulundan da rakı için böyle bir fikir çıkmıyor ama. Huuuuuuuuuuuu rakıcılar; uyuyor musunuz. Kıpırdasanıza be!

Neyse, ben aslında yazıma başlarken arkadaşlarımın hatırına şarabı öven bir şeyler yazacaktım ama doktorum bana 2 ay içkiyi yasakladığı ve herkesi yürüyen rakı bardağı gibi gördüğüm için hakimiyetimi kaybettim. Şarapsever arkadaşlardan özür dileyip, gönüllerini almak için Hayyam’dan bir dörtlük attıralım:

“Gül de şarab da bilene güzel gelir;
Sarhoş olmayan için sarhoşluk nedir?
Cebi boş gönlü dolu olmayan kişi
Her şeyden geçmenin tadını ne bilir?”

Ben yine de derim ki; “Rakıııııııııııı hastalarııııııııııııııı kaleye mum diksin!”

İlknur Akgül Ardıç
ilknur@cosmoturk.com




Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
cosmoturk önerisi
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU
Anket
Aşk mı, Para mı?
Aşk
Para
>