>

DİĞER HABERLER

Salonlarda Yaz Esintisi

Haftanın Filmleri
Talip Ertürk
 
   
 
 
     
Yaz sezonuna yaklaştığımız şu sıralarda vizyon trafiği iyice hareketlenmiş durumda. Haftanın iddalı filmleri Mehmet Ali Erbil, Aşkın Nur Yengi, Zeki Alasya ve Onur Selimbeyoğlu’nun başrolünü oynadığı komedi; "Ömerçip" ve dev oyuncu kadrosu ile tüm dünyada merakla beklenen "X Men 2". 22. İstanbul Film Festivali’nin açılış filmi olan "Together-Birlikte" ve Alman sinema tarihinin en çok izlenen filmi "Der Schuh Des Manitu-Ulu Manitu" haftanın diğer filmleri…
Ömerçip
Senaryosu halen Türk sinema tarihinin Vizontele’den sonra en çok izlenen ikinci filmi olan Kahpe Bizans’ın da senaryosunu da yazab Kemal Kenan Ergen tarafından yazılan komedi Ömerçip’in yönetmen koltuğunda ise Zeki Alasya var. Yeşilçam’ın klasik melodramları ile dalgasını geçen Ömerçip’in oyuncu kadrosunda ise Mehmet Ali Erbil, , Aşkın Nur Yengi, Zeki Alasya, Onur Selimbeyoğlu, Göksel Kortay, Bekir Aksoy, Buket Dereoğlu ve Nuri Alço gibi isimler var.


Birbirlerine aşık olan zengin kızı Melek ile fakir şoför Adnan, kız tarafının türlü entrikalarına rağman evlenirler. 9 ay 10 gün sonra, aşklarının meyvesi doğar. Bu portakaldan biraz irice bir erkek çocuğudur. Adını Ömerçip koyarlar. Fakir ama çok mutludurlar. Hatta, mutluluktan kafayı yemek üzeredirler. Ancak tüm zamanların en uyduruk komplosuna kurban giderek ayrılırlar. Ve kader ağlarını örmeye başlar...


Ömerçip, klasik melodram klişeleri ile dalga konusunda gayet yaratıcı olmayı başarsa da son derece savruk senaryosu ve sinema duygusundan yoksun anlatımı ile derli toplu bir film olmayı teyet geçiyor. Oyuncular abartılı performansları ile son derece eğlenceli. Kemal Kenan Ergen’in yaratıcı espiriler konusunda bir sıkıntısı yok ancak bir senaryonun tek dinamiğinin yaratıcı espiriler olması kabul edilebilecek bir durum değil. İşte bu yüzdendir ki Ömerçip, Ertem Eğilmez’in Arabesk’i ile karşılaştırıldığında fazla çocukça kalıyor…
X Men 2
2000 yılında gösterime girdiğinde beklenenin çok üstünde bir başarı elde eden ve 200 milyon dolara yakın bir hasılat yakalayan X-Men’in devam filmi için çalışmalar ilk filmin hemen ardından başlamıştı. Uzun ve titiz bir çalışmanın ardından yaklaşık 2.5 yıllık bir sürede bitirilen devam filmi X-Men 2, ilk filmin kadrosunu büyük ölçüde koruyor. Yönetmenlik koltuğunda yine Bryan Singer var. Hugh Jackman, Halle Berry, Ian McKellen, Patrick Stewart, Famke Janssen, James Marsden, Rebecca Romijn-Stamos ve Anna Paquin ilk filmin ardından devam filminde de boy gösteriyorlar. Kadroya bu filmde katılan karakterler ise Nightcrawler, Yuriko Oyama, Pyro ve Shadowcat.


Mutantlar, kendilerine karşı korku ve güvensizlik besleyen bir toplumla olan mücadelelerini hala sürdürmektedirler. Olağanüstü yeteneklere sahip, ancak kimliği belirsiz bir saldırganın inanılmaz saldırısının ardından, davalarını savunmaları daha da vahim bir hal alır. Mutant Akademisi, askeri güçlerin saldırısına uğrarken, bir mutant suikastçi de Başkan’ın karısına saldırıda bulunmuştur. X Men takımı, saldırganı bulmak için bir araya gelir. Bu şok eden saldırı hem Mutant Kayıt Kanunu, hem de William Stryker’ın önderliğinde yürütülen, mutant karşıtı hareket için, siyasi çevrelerden ve halktan gelen haykırışları tazeler. Sözünü sakınmayan, varlıklı, eski bir ordu kumandanı olan Stryker’ın mutantlar üzerinde deneylere giriştiği söylentileri dolaşmaktadır. Stryker’ın şüphe uyandıran mutant ‘çalışması’ bir şekilde Logan/Wolverine’in gizemli ve unutulan geçmişiyle bağlantılıdır. Logan/Wolverine, kendisinin kökenleriyle ilgili ipuçlarını araştırırken, Stryker, mutant karşıtı programını devreye sokarak Profesör Xavier’in malikanesine ağır bir saldırı başlatır. Plastik hapishanesinden yeni kurtulan Magneto, Professor Xavier’a ve X-Man takımına, ortak ve korkutucu düşmanları Stryker’a karşı birlikte savaşma önerisinde bulunur. Xavier’in, insanlığın ve mutant türünün kaderini ellerinde tutan X-Men takımı, gelmiş geçmiş en tehlikeli görev ile karşı karşıyadır.


100 milyon dolar bütçe ile Kanada’da çekilen X-Men 2, bu sezonun en iddalı filmlerinden biri kesinlikle. İşte filmden birkaç not; Wolverine rolü ile serinin yıldızı haline gelen Hugh Jackman çekimlerden önce dövüş sanatları konusunda sert bir eğitimden geçmiş. Nightcrawler rolündeki Alan Cumming ise çekimlerdeki her gününde yaklaşık 10 saat makyaj masasında oturmak zorunda kalmış. Cumming bu süreci "tam bir kabus" şeklinde nitelendiriyor. Son olarak serinin üçüncü filmi için çalışamaların şimdiden başladığını ekleyelim…
Together-Birlikte
Çin sinemasının uluslarası arenada tanınan en önemli yönetmenlerinden Chen Kaige’nin son filmi "Birlikte", 13 yaşındaki Xiaochun’un, müzik çalışmalarını ilerletmek üzere babasıyla birlikte geldiği büyük kentte hem müziğin, hem de yaşamın gerçek anlamını kavramaya başlamasını anlatıyor. Tang Yun, Liu Peiqi, Chen Hong ve Wang Zhiwen filmin başrollerinde.


Xiao-chun, küçük yaşlardan itibaren keman çalan ve katıldığı küçük çaplı yarışmalarda bir çok ödül kazanmış bir delikanlıdır. Utangaç ve duyarlı Xiao-chun, özverili ve çalışkan bir baba tarafından büyütülmüştür. Babasının gurur ve neşe kaynağıdır. Duygularını sözcükler yerine müzikle, kemanıyla, ifade etmeyi yeğleyen genç, bir yandan da müziğin hiç tanımadığı müzisyen annesiyle arasındaki tek bağ olduğuna inanır. Xiao-chun'un aşçı olan babası Liu Cheng, tüm umutlarını oğlunun başarılı bir müzisyen olmasına bağlamıştır. Kendi halinde iyimser bir taşralı olan adam, oğlunun müzik eğitimine Pekin’de devam etmesi gerektiğinin, şöhret ve serveti ancak bu şekilde elde edebileceğinin bilincindedir. Biriktirdiği üç beş kuruşun yüreklendirdiği Liu Cheng, sonunda kararını verir. Baba oğul Pekin’in yolunu tutarlar...


Chen Kaige’nin önceki filmlerinin yanında oldukça sönük kalan Birlikte, yönetmenin hayranları tarafından pek beğenilmedi. Herşeye rağmen güçlü oyunculuğu ve dokunaklı anlatımı ile ilgiyi hak eden film, Kaige sineması ile tanışmak isteyen sinemaseverler için iyi bir fırsat olabilir…
Der Schuh Des Manitu-Ulu Manitu
Alman televizyonlarında yayınlanan komedi şovları ile popüler olan aktör, yazar, yönetmen ve yapımcı Michael Herbig’in, hayatımın projesi olarak nitelendirdiği "Ulu Manitu", Alman sinemasından çıkmış ilk western. Çekimleri İspanya’nın güneyinde gerçekleştirilen filmin başrollerinde Michael Herbig, Christian Tramitz, Sky Dumont, Marie Bäumer ve Hilmi Sözer var.


Apaçi şefi Abahachi ve kan kardeşi Ranger, Vahşi Batı'daki barışı korumakla sorumludurlar. Bütün sorunlar Abahachi'nin kabilesi için bir bar satın almak üzere Shoshone yerlilerinden kredi almasıyla başlar. Ama emlakçının gerçek bir emlakçı olmadığı anlaşılır. Emlakçı geçinen bu sahtekar, Santa Maria adında çok ama çok kötü bir adamdır. Ortada bar falan da yoktur. Santa Maria, parayla birlikte ortadan kaybolmuştur. Sorunlar bununla da bitmez... Shoshone şefinin oğlu Komik Tavşan öldürülür ve bu cinayet Abahachi ile Ranger'ın üzerine kalır. Kan kardeşlerinin tek bir seçeneği kalmıştır: Abahachi'nin büyükbabası Çılgın İnek'in uzun yıllar önce miras bıraktığı hazineyi bulmak. Shoshone'lerin parasını ödemek ve masumiyetlerini ispat etmek için hazineyi bulmaları şarttır. Oysa bu hiç de kolay değildir...


Ülkemize nadir uğrayan Alman popüler sinemasının bir ürünü olan Ulu Manitu, Ömerçip’in yerli melodramlara yaptığını klasik western filmlerine yapmaya çalışıyor. Bolca Mel Brooks sinemasına öykünen yönetmen Michael Herbig’in oyunculuk konusunda yönetmenlikten daha başarılı olduğu söylenebilir. Almanya’da ciddi anlamda tanınan Türk oyuncu Hilmi Sözer’in de filmde önemli bir rolü olduğunu ekleyelim…
Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
cosmoturk önerisi
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU
Anket
Aşk mı, Para mı?
Aşk
Para
>