>

KÜLTÜR-SANAT

“Malatya’nın” Festivali

3.Malatya Uluslararası Film Festivali kapsamında yarışan filmlerin gösterimi tamamlandı. Yarışmacı filmler artık jürinin kararını bekliyor.
 
   
 
 
     

Malatya Valiliği’nin koordinasyonunda, Malatya Kayısı Araştırma-Geliştirme ve Tanıtma Vakfı tarafından; T.C. Kültür Bakanlığı, Başbakanlık Tanıtma Fonu, Malatya Belediyesi ve İnönü Üniversitesi’nin destekleri ve Manas Evleri’nin ana sponsorluğunda; Festival Concept International organizasyonu ile bu yıl üçüncüsü düzenlenen Malatya Uluslararası Film Festivali’nde jüri kararı bekleniyor!

“BARIŞ İÇİN”

Festivalin Uluslararası Uzun Metraj kategorisinde yarışan Cannes Film Festivali’nden ve Kudüs Film Festivalinden Ödüllerle dönen “Müfettişler”in Malatya gösterimi yapıldı. İsrailli yönetmen Meni Yaes, bu filmin kendisinin bir otobiyografisi olduğunu söyledi. Bu filmi hem dindar hem de dindar olmayan iki kesime de hitaben çektiğini belirten Yaes, filmi barış için yaptığını vurguladı.

Başarılı yönetmen Meni Yaes, Türkiye’ye gelmesinin kendisi için çok önemli olduğunu; çünkü ailesinin İstanbullu, büyük dedelerinin ise Malatyalı olduğunu söyledi.

Festivalin Ulusal Uzun Metraj yarışmacı filmleri de izleyicilerle buluştu. Seyircinin büyük ilgi gösterdiği yarışmacı filmlerden Babamın Sesi filminin yönetmeni ve senaristi Zeynel Doğan da gösterime katıldı. Seyircilerden büyük alkış alan Doğan, senaryoyla ilgili olarak ömrünün bu role hazırlanmakla geçtiğini söyledi. Hikâyenin kendi hayat hikâyesi olduğunu anlatan Doğan, "Kürt ve alevi olduğum için sürekli ötekileştirildim. Üniversitede ana dilde eğitim için dilekçe verdim. 2 yıl okuldan uzaklaştırıldım. Türkiye'nin Kürtler ve Alevilerle yüzleşmesi gerekiyor" dedi.

Amacının barış olduğunu vurgulayan Doğan, " Biz barış filmleri yapıyoruz. Ama gerçeklerden de kaçmaya niyetimiz yok" dedi.

YEREL HİKÂYE, EVRENSEL TEMA


Ulusal Uzun Metraj Yarışma kategorisinde gösterilen bir diğer film ise Tepenin Ardı oldu. Filmin ardından yapımcı Enis Köstepen, oyuncular Mehmet Özgür, Furkan Berk Kiran ve Berk Hakman seyirciyle söyleşi yaptı. Filmin çekim süreci hakkında bilgi veren yapımcı Köstepen, "3 haftada, 18 iş gününde çektik. Yerel bir hikâye; ama tema çok evrensel. Bir evin etrafında geçen bir hikâye.” dedi.

“AZ GELİŞMİŞ BABANIN AZ GELİŞMİŞ OĞLUYUM"


Festivalin Ulusal Uzun Metraj Yarışma kategorisinde gösterilen son filmi ise Lal Gece oldu. Lal Gece de seyirciden büyük ilgi görürken, filmin oyuncuları İlyas Salman ve Dilan Aksüt ile yönetmen Reis Çelik sinemaseverlerle buluştu. Malatyalı olan ünlü oyuncu İlyas Salman, çocukluk günlerini anlatırken hem duygulu hem esprili anlar yaşandı. “Çok çalışmış az gelişmiş bir babanın az gelişmiş bir oğluyum" diyen Salman, ilk tiyatro deneyimi Öksüz Mehmet'in hikâyesini de seyirciyle paylaştı. Bu oyunun ardından tiyatro tutkusundan vazgeçemediğini anlatan Salman, "Nitekim bu filmde de oynadık. Eğer kötü oynadıysak Reis'tendir" diyerek salondakileri güldürdü.

Filmin genç oyuncusu Dilan Aksüt ise, "Bu film hayatımın dönüm noktası oldu. Çünkü daha önce kameranın arkasından bile geçmedim" dedi.

ZORLU SEÇİM

3. Malatya Uluslararası Film Festivali Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışma jürisi, basın toplantısı düzenledi. Jüri başkanı Tahmineh Milani "İşin bir zorluğu var. Siz zaten seçilmiş filmleri değerlendiriyorsunuz. Bir kurul sizin için bu filmleri seçmiş, yani siz seçilmişlerin içinden en iyisini seçmeye çalışıyorsunuz. Bu yüzden de biliyorum ki esas zorluk bunların arasından en iyisini seçmek" dedi.

“REJİMİN FİKRİNİ DEĞİŞTİRMEK İSTİYORUZ”


Tehmineh Milani sözlerini şöyle sürdürdü: "İslami rejimi olan bir ülkede yaşıyorum. Benim ülkemde kadınlar ikinci plandadır. Biz film yaptığımız zaman halkın değil, rejimin fikrini değiştirmek istiyoruz. O yüzden bizim işimiz herkesten zor. Bugüne kadar 12 film yaptım. 10 tanesi orta sınıf kadınlarıyla alakalıydı. Her biri çok uzun sürelerde çekildi. Çünkü İran'da kadın filmi yapmak çok zordur."

“FİLMLERİMİZ POLİTİKTİR”

Jüri üyesi Filistinli İsrail vatandaşı senarist yönetmen Suha Arraf da, Filistinli kadınların hayatlarına dokunan filmler yaptığını, haksızlıkların olduğu coğrafyada mücadeleci filmlere imza attığını belirtti. Suha Arraf, "Ortadoğu'da bir çatışmanın içinde doğarsınız. Bizim için aşk filmi çekmek kolay değildir. İçinde bulunulan durumdan dolayı filmlerimiz politiktir. Onun için benim için öncelikli olan filmlerin öykü anlatıp anlatmadığıdır" dedi. Feministlik hakkında da konuşan Arraf, "Ben duruş olarak zaten feministim. O yüzden benim filmlerim her zaman kadınların hakkındadır." diye konuştu.

“SİNEMA 7. SANATTIR”

Hintli yazar ve sinema eleştirmeni Aruna Vasudev ise, jüride çok farklı karakterlerden çok farklı hayat öykülerinden bir araya toplanmış insanlar bulunduğunu ifade ederek, ''Bizi bir araya getiren şey sinemaya duyduğumuz aşk. Sinemayı her açıdan gördüm. 40 yıl sonra vardığım sonucu paylaşmak isterim. Sinema 7. sanattır. Film festivalleri de bir ülkenin kültürünü diğer ülkelere tanıtan araçtır'' dedi.

“UMARIM DEVAM EDER”

Türkiye'de Malatya gibi kentlerde festivaller yapılmasını önemsediklerini vurgulayan Hamburg Film Festivali Direktörü Alman Albert Wiederspiel de, festivallerdeki en önemli şeyin sadece film izlemek değil aynı zamanda insanları tanımak, özellikle de izleyiciyle temasa geçmek olduğunu kaydetti. Albert Widerspiel, "Her şey İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerde gerçekleşmemeli. Umarım Malatya Uluslararası Film Festivali uzun yıllar devam eder" diye temennide bulundu.

“SİNEMAYI SEVDİĞİMİZ İÇİN BİR ARADAYIZ”

Jüri üyelerinden Esin Küçüktepepınar ise jüri üyesi oluşunu ve zorlu görevini şöyle açıkladı “Biz eleştirmenler biz birbirimizin dilinden anlıyoruz. Yönetmen ve sinemacılarla olduğunuz zaman hayat görüşlerindeki farklıklar ortak noktalar biraz daha ortaya çıkıyor. Biz sinemayı sevdiğimiz için bir aradayız; dolayısıyla sinema dilinde konuşuyoruz.”

GENÇ YÖNETMENLERİN YARIŞI

Festivalin bir diğer kategorisi olan Ulusal Kısa Filmlerin de gösterimi Malatya Kültür Merkezi’nde yapıldı. Deniz Ziya Temeltaş, Tan Tolga Demirci ve Ethem Özgüven’in jüri üyeliğini yaptığı kategoride genç yönetmenlerin çektiği filmlerden oluşan 15 film yarışıyor.

Jüri üyelerinden Deniz Ziya Temeltaş festivali şu sözler ile değerlendirdi “Malatya’da üçüncüsü düzenlenen bu festival, erken olgunlaşmış kayısı gibi.”

Tan Tolga Demirci ise festivali iyi bir organizasyon olarak değerlendirdi. Ve Anadolu’daki en geniş festival olduğunu belirtti.

KAYNAK BULAMAMA ORTAK SORUN


3. Malatya Uluslararası Film Festivali kapsamında İnönü Üniversitesi Turgut Özal Kültür Merkezi'nde ”Orta Doğu Barışına Sinemanın Katkısı” paneli düzenlendi. Panelin moderatörlüğünü sinema yazarı Alin Taşçıyan’ın üstlendiği panele Filistin asıllı İsrailli yönetmen Suha Arraf ve ilk filmi 'Müfettişler' ile dikkat çeken İsrailli genç yönetmen Meni Yaesh katıldı öğrenciler yönetmenlerle birebir sohbet etme imkanı buldu. İlginin yoğun olduğu panelde Suha Araf İsrail pasaportu taşıdığı için Avrupa ve Ortadoğu ülkelerinden finansal destek alamadığını belirtti. Kendisi gibi pasaport taşıyan 10-15 yönetmen olduğunu kaydeden Arraf, "Batı Şeria'da film çekiyorsun ama İsrail filmi olarak tanıtılıyor. Filistin filmi olarak tanıtılmalı" dedi.

Genç yönetmen Yaesh ise, "Film yapmaya başladığımda kimse beni tanımıyordu. Finansman alabilmek için yaşlı ve deneyimli olmanız gerekiyor. O yüzden bir hile yaptık. Kısa film çekeceğimizi söyledik. Parayı aldık ve uzun metrajlı filmimizi çektik. Şimdi karşınızdayız" dedi.

JOHN SAYLES GENÇLERLE BULUŞTU

Panelin ardından Amerikan bağımsız sinemasının önde gelen isimlerinden John Sayles Söyleşisi gerçekleşti. Öğrencilerle deneyimlerini paylaşan Sayles “Film çekerken her şeyi kontrol etmeniz gerekir" dedi. Sayles konuşmasına şöyle devam etti: "Başlarken boş beyaz bir perdeyle başlarsınız. Senaryoyu yazarken aynı öykünün 2 ya da 3 taslağını birden yazarım. Ancak senaryo yazımı film değildir. Senaryo, film yapmak için gerekenleri söylemelidir. Film çekerken en önemli şey zamandır. Gün içinde çok az ışık vardır. Gün içinde sürekli plan yaparsınız. Yönetmenin görevi sadece senaryoyu uygulamak değildir. Çekim anında duyguları açığa çıkarmaktır. Oyuncuların yeteneklerini yönetmelidir" diye konuştu.

MALATYA’NIN ŞANSI


3. Malatya Uluslararası Film Festivali’ne sinemaseverlerin yoğun ilgi gösterdi. Bu yıl festival izleyici oranı geçen yılki oranı ikiye katladı. Malatyalı sinemaseverler böyle bir festivalleri olduğu için kendilerini şanslı gördüklerini, festivalin şehre de bir hareketlilik kattığını belirtiler. Film ekiplerinin de gösterimlere katılmasından oldukça memnun oldukları gözlenen Malatyalı sinemaseverler, hem uygun fiyata film izlemek hem de film ekipleri ile bir araya gelmenin güzel bir fırsat olduğunu söylediler.

“FESTİVALİN SAHİBİ HALK”

Festival’in gerçekleşmesinde önemli katkıları bulunan sponsorlar da unutulmadı. Sabah Gazetesi ve A Haber Sponsorluğunda organize edilen sponsor yemeğinde ise sponsorlara desteklerinden ötürü Teşekkür Plaketleri takdim edildi. Gecenin açılış konuşmasını yapan Malatya Valisi ve Festival Onursal Başkanı Sayın Vasip Şahin ise Malatya’nın kendine yakışan özgün bu festivali ile kısa sürede Türkiye’de ve Dünya’daki sayılı festivaller içinde yerini alacağını söyledi. Sponsorlara teşekkür eden Vali Vasip Şahin, festivalin asıl destekçilerinin ve sahibinin ise halk olduğunu vurguladı.

İnönü Üniversitesi’nde gerçekleşen Sinema Temel Eğitim Seminerlerinde Ege Görgün'ün Dünya Sinema Tarihini sinemaseverlere anlattı. Seminerler Deniz Ziya Temektaş’ın Yapımcılık dersleri ile son buldu.

 

Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
cosmoturk önerisi
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU
Anket
Aşk mı, Para mı?
Aşk
Para
>