>

RÖPORTAJ

Zeynep Bugay "Proti Adası’nın Esrarı: Zaman"

Umur Bugay gibi usta bir yazarın, kızının da kalemi babası gibi akıyor hiç şüphesiz..
 
   
 
 
     

Zeynep Bugay yazarlık serüvenine hız kesmeden devam ediyor. Sıradaki durak "Proti Adası’nın Esrarı: Zaman" Yeni kitap ile ilgili merak ettiklerimizi COSMOTURK için sordum.

Yeni kitabınız "Proti Adası’nın Esrarı: Zaman" yolda... Bize bu kitabın serinin devamı olarak nerede durduğunu ve içeriğindeki kurguyu anlatır mısınız?

İkinci kitapta, ilk kitaptan cok farklı bir zaman örgüsünü anlatıyorum. Dünyevi manada bizim lineer algıladığımız zaman olgusunun, yaratım ve yokedim süreçlerinden söz edersek, tek noktada toplanan, eş zamanlı olarak var olabilen veya hatta, zamansız olan unsurlardan müteşekkil oldugunu, zaman diye adlandırdığımız süreci anlamlı kılan unsurların ruhun ve mekanın varlıkları oldugunu karmaşık bir kurgu ile ifade ediyorum. llk kitaptan daha karmaşık, daha karanlık bir öykü yapısı içinde acı, sorumluluk, yoksunluk, ödev, farkındalık gibi hayata dair gerçek, belki biraz tatsız ve hatta belki de korkutucu bulduğumuz olguları irdeleyerek, kalp yarasını ne denli itici bir güç olduğu gerçeğini irdeliyorum. İkinci kitap, üçüncü kitapta başlayacak olan bir savaş, ciddi bir arayış ve çetin bir mücadelenin niye, neden cereyan edeceği hususunda okuyucuya bir hazırlanma olanağı sunacağı için kıymetli bir eşikte duruyor diyebilirim.

Hikaye örgüsü yine kurgusal olarak farklı tasarladığınız Proti Adası'nda yani Kınalıada’da geçiyor. Bize bu kitaptaki karakterlerimizin yeni yolları ve kurgudaki yerlerinden bahseder misiniz?

İlk kitapta tek bir gece içinde, güneş doğmadan evvel bir takım zorlu görevlerin üstesinden aklı, iyi niyeti, temiz kalbiyle gelmeye çalışan Mırmır'ın, ikinci kitapta dünyevi hayata neden, nasıl, niye doğduğunu Batı aksının, Doğu kanadının ve Güney istikametinin ezoterik koruyucularının varlığı eşliğinde öğreniyoruz. Doğum ölüm süreçlerinin kurguda kesintisiz ve birbirinden bağımsız olmayan fazlar halinde tasarlandığı bu öyküde, öte alem ve dünyevi hayata dair yarattığım çok farklı sayıdaki karakteri öncesi, sonrası, şimdi gibi zamansal akış döngülerinde, Mırmır'ın varoluşunu, çektiği acı ve göstermek zorunda olduğu olgunluk, adaptasyon süreçleri gibi durumlarda onun yaşantısını anlamlandıran, tehlikeye atan ya da tamamlayan unsurlar olarak göreceğiz. Her şey, seri içerisinde tıpkı hayat gibi bir amaç için bütüne nasıl hizmet edildiğini izah edecek.

Proti Adası’nın Esrarı, Yüzüklerin Efendisi'ni adeta andıran farklı dünyaların kesişimine yer veren bir akışla ilerliyor ve senaryolaşma ihtimali olup olmayacağını merak ediyoruz...


Yüzüklerin Efendisi serisi, yaratıcısı tarafından Orta Dünya olarak adlandırılan bir boyutta geçerken, Proti Adası’nın Esrarı'nda dünyevi bir mekanın boyut kapısı olarak görülebileceği gibi kendi içinde farklı zaman-mekan düzlemlerinin barınmasına olanak tanıyan çoklu bir yapıdan oluştuğunu da düşündürtüyorum. Benzerlik arz etmelerine rağmen kurgu ve yapıları oldukça farklı. Öykünün sinemaya aktarılmasını istemekle birlikte fikir annesi olarak kaleme kendim almayı arzu ettiğim için böylesi bir zaman yaratabilir miyim ve gerçeğe döner mi bilmiyorum. Şimdilik güzel, farklı bir dünya yaratmaya, öyküyü daha da karanlık ama çekici bir hale getirip ilgiyi daim tutmaya gayret edeceğim. Gelecekte herşey neye doğru evrilecek hep beraber göreceğiz diyeyim.

Kitabın ilk kısmında, dijital olarak NFT'yi kullanarak güncel teknoloji ile edebiyat alanında ciddi bir atılım yaptınız. Diğer yandan da orman yangınlarına, kuraklığa karşı sürekli hatıra ormanları yaptırıyorsunuz. Bu başarılarınız pek çok yazar için sizce ilham kaynağı oluşturuyor mudur?

NFT alanında çok doğru bir zamanda harekete geçerek, koltuk kabartacak bir başarıya imza attığım, edebiyat alanında NFT'nin kullanımına ön ayak olduğum için çok ciddi memnuniyet duyuyorum. Devam eden süreçlerde, teknolojiden kopmayacağım kesin... Yine örnek teşkil edecek farklılıklar yaratmak üzere PR ajansım ve dijital ekibimizle birlikte kafa yoracağımız çok aşikar zira başarı unsurunun günümüzde teknoloji kullanımıyla çok ciddi şekilde pekiştiğini çok iyi biliyoruz. Her ne kadar teknolojik unsurlara hayranlık, yakınlık duyumsayıp, yakınen takip ederek kullansam da bunun topraklanma tabir edeceğim süreçlerime sekte indirmesine izin vermemek, Doğa Ana'ya olan borcumu asla unutmamak adına toprakla hemhal olmak, köklenmek için bu hatıra ormanlarını yaptırıyorum. İmkanım olduğunca da yaptırmaya devam edeceğim. Bir fidan yeşerir, büyürse karşıt manada hayatta bir karanlık unsur, bir çorak, bir kurak duygu, düşünce, tutum değişir diye de inanıyorum. Kimlere ilham olabilirim bilmiyorum ama ben inandığım doğrultuda hareket etmeye ve bireysel sorumluluğumu sonuna dek devam ettirmeye gayret edeceğim.


Röportaj: Hakan VAROL

 

Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın

DİĞER HABERLER

cosmoturk önerisi
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU
Anket
Aşk mı, Para mı?
Aşk
Para
>