>

DİĞER HABERLER

Ben “Ev”-le-niii-yooo-ruuuummmmm!!!

"Evet doğru ben “ev”leniyorum. Yani kısa bir aradan sonra tekrar kendi evime kavuşuyorum..." Deli Fişek' in yeni yazısını okumak için tıklayın!
 
   
 
 
     
Ben “Ev”-le-niii-yooo-ruuuummmmm!!!

Evet doğru ben “ev”leniyorum. Yani kısa bir aradan sonra tekrar kendi evime kavuşuyorum. Geçen yazılarımdan birinde, ev konusuna değinmiş ve bu yaştan sonra anne evinde yaşanamayacağını, kesinlikle bir ev sahibi (kiracı olaraktan tabii) olmanın gerekliliği ve bunun sebepleri üzerinde durmuştum.

Bundan önce 28 sene Feneryolu’nda yaşamıştım. Sahilyolu’na, Kadıköy ve Moda’sına, Fenerbahçe’sine aşıktım. Haftasonları sahilde koşuya çıkar, bisiklete biner ve deniz kenarında tek başıma oturur, uzun uzun hayaller kurardım. Kürek çektiğim yıllarda yaşadığım yerlere bir de denizden bakar, buralara ne kadar yürekten bağlı olduğumu hissederdim. İşten çıkıp Kadıköy’e döndüğümde toprağı öpmek isterdim. (Uzun bir süre İkitelli’de çalışırsanız anlarsınız ne demek istediğimi. Hatta İkitelli’de çalışırken kısa bir süre de Maltepe’de yaşamıştım. Allah’ım ne azap!!!) Neyse daha fazla uzatmayalım, tam bir Anadolu yakası aşığıydım anlayacağınız...

Sonra 3 sene evvel biranda hayatımda ciddi kararlar alıp, bir takım radikal değişiklikler yaptım. Bunlardan biri de 28-29 yılımın geçtiği Anadolu yakasını bırakıp Cihangir’e taşınmak oldu. Zaten ikinci mekanım olan Taksim’e en yakın yaşama alanı Cihangir’di. Fakat, bir arkadaşımın beni elimden tutup da Cihangir’in ara sokaklarında ilk dolaştırdığında kendimi bu hiç tanımadığım muhitte uzaylı gibi hissetmiştim. Bir sürü yapışık binanın, o ilk anda hepsi birbirine benzeyen sokakların, eski binaların, yüksek tavanlı karakterli evlerin, minicik Cihangir’in beni kendisine bu kadar bağlayabileceğini düşünememiştim. Bütçeme uygun bir ev bulana kadar o sokakları yüzlerce kere dolaştım, tüm evlerine girdim çıktım. Artık emlakçılar kadar bilgi sahibiydim, sokakları, binaların isimlerini ezberlemiş, hangi evin kaç para edeceğini hemen anlar hale gelmiştim.

2 sene yalnız yaşadım Cihangir’de. Hep değişiklikler, çalkantılar, iniş çıkışlar oldu hayatımda. Sonra yine bir anda, “yeter” dedim ve ansızın terk ettim Cihangir’i. Döndüm tekrar baba ocağına, ana kucağına. Fakat, deli deyip geçmeyin. Yaşadığı aşklar izler bırakıyor bu kadının hayatında. Cihangir de bu aşklardan en kuvvetli olanı. Hep bir iz arıyor geri dönüş yolu için.

Geçenlerde avare avare dolanırken, orta okul arkadaşlarımdan en ilk kankam bana mesaj attı. “Kızım gel seninle ev tutalım Cihangir’de!”. Gerçi bu konuşmalar arkadaşlar arasında hep yapılır. Dolayısıyla, ben de çeşitli kereler bu konuları konuşmuş ama bir türlü hayata geçirme cesareti bulamamıştım. O da bir süre yaşamıştı Cihangir’de! “Tamam” dedim, gel konuşalım. Ama araya bayram girdi, deli fişek Mısır’a gitti, yine delilikler yaptı. Döndüğünde Elif ona mesajlar atmaya devam etti. Buluştular...Elif çok kararlıydı. Bunalımdaydı, erkek arkadaşı ona istediği gibi davranmıyordu (değişiklik!!!). Onu tamir edecek ve her dediğini yapacak arkadaşı ise, aynı eski günlerdeki gibi yanı başındaydı. Hemen liseden diğer kankaları olan Serdar’a mesaj yoladılar birlikte. Tek bir mesaja Serdar, gayet ciddi bir cevap verdi. “Gelin konuşalım”. Hemen buluşuldu, Baraka’da biralar eşliğinde karar alındı, hayal kuruldu. Ve çok istenen ev yoğun arama çalışmaları sonunda 3 gün içinde bulundu. Gönüller bir olunca, samanlık seyran oldu, evin sıvaları, boyaları, eksiklikleri kanatlandı uçtu, pırıl pırıl bir ev oldu bir anda orası. Şimdi, Deli Fişek’in çok sevdiği Cihangir’de en sevdiği okul arkadaşları ile Cihangir Parkı’na bakan, deniz bile gören nefis bir evi var.

Hepsi çok mutlu ve heyecanlı. Elif çocuklar gibi hayaller kuruyor, Serdar habire birlikte neler yapılacağını söyleyip duruyor. Deli Fişek ise bu ailenin en akıllı ve mantıklı adamı olmak zorunda kaldı. Allah hayır etsin sonlarını.

Herşey dilediğiniz gibi olsun.
Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
cosmoturk önerisi
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU
Anket
Aşk mı, Para mı?
Aşk
Para
>