>

DİĞER HABERLER

Kaybolmak

"North Shield’de oturmuş şarabımı yudumluyorum. Tüm gün evdeydim, 2.5 film izledim." Gamze Mengi'nin yeni yazısı...
 
   
 
 
     
Ağdalı Sohbetler
Kaybolmak

Bugün Pazar; Pazar günlerini sevmem, özellikle de akşamını...

North Shield’de oturmuş şarabımı yudumluyorum. Tüm gün evdeydim, 2.5 film izledim. Buçuğu Billy Eliot. Daha önce izleyip de beğendiğim bir film. Bir kez daha beğendim bugün. Düşlerinin peşinden giden insanların hikayelerini görmeyi, duymayı seviyorum.

Sıradan bir Pazar günüydü, Billy’nin seçmelere katıldığı sahnede “dans ederken ne hissediyorsun” sorusuna yanıtını bir kez daha duyana kadar.

Kaybolduğunu söyledi, özetle...

Sanırım hayattaki başarının ölçütü bu; en azından benim kriterlerime göre, hayatta ne kadar kaybolabildiğimiz, hayatta kendimizi ne kadar kaybedebildiğimiz.

Sınırları aşmak, hayata yayılmak ve hayat olmak belki de kaybolmak...Ve ben daha çok kaybolmak isteğimden, bu Pazar akşamı hem hüzünlenip hem de enerji yüklenip, kendimi rutin ev halinden bir bar taburesine sürükledim ve bunları yazıyorum o taburede.

“Azla yetinmemeli” nin en ateşli savunucularından ben, yetinmek zorunda kaldığım “az” ın muhasebesindeyim bu akşam ve “şikayet eden” beni “faaliyete geçen” bene taşımanın arifesinde; daha çok kaybolmanın yollarını arayışta...

Düşlerin peşine düşmeli...Düşmeli de yoruyor hayat. Düşlerimizi, kim olduğumuzu ,dalgaların taşları yavaş yavaş yontması, gibi unutturuyor. Hepimizin şekli bir oluyor veya birbirine benziyor o dalgalarla. Ama “şükretmeli hale” var bir de...”Şükretmeli hale” çelişkisiyle didişiyor düşlerimiz gece yarılarında ve aralarda kalıyoruz hep. “Biz” diyorum sahi, biz mi ben mi? Gördüğüm bu, derin “of” lar herkesin ağzında.

Kolay değil yaşamak, kullanma kılavuzu falan da yok üstelik. Yeni alınan her şeyin içinden çıkıyor da bir hayatın içinden çıkmıyor. Düşüyoruz bir oyunun içine. Kurallarını bizim koyduğumuz tek oyun bu belki de, oynamak zorunda olduğumuz tek oyun...Takımlar var gibi görünse de aslında yapayalnız olduğumuz bir oyun.

Bu oyunda kazanmak, kaybetmek, diskalifiye olmak yok. Ödüller, cezalar mevcut ama görebilene...Yoksa hep başına dönüyorsunuz oyunun, en baştan başlıyorsunuz; bu kez belki biraz daha tecrübeli, belki biraz daha yorgun. Her an oyundan alınabilirsiniz bir de, bu da sizin kontrolünüzde değil ama nedense eksilenlere veda edip, yeni gelenlere merhaba diyerek hep oyunda kalacakmışcasına oynayıp duruyoruz.

Nihayetinde oyuna diyeceğim yok, oyun kurucu ne derse o olur ama madem oynuyoruz hakkını verelim. Oyunun içinde kaybolmak benim isteğim, oynuyorsak biraz da keyfini sürelim, düşlerimizin peşine düşelim ki -oynadığımıza- değsin...

Gamze Mengi

Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
cosmoturk önerisi
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU
Anket
Aşk mı, Para mı?
Aşk
Para
>