>

RÖPORTAJ

Zeynep Özyağcılar: Her Kadın Aslında Birçok Kadını Barındırıyor

“Zeynep Özyağcılar” Türk Tiyatrosu için çok önemli bir isim.
 
   
 
 
     

Sanatın gittikçe değer kaybettiği günümüzde, o daha 30’lu yaşlarına varmadan bir tiyatro kurdu. Babası Erdal Özyağcılar, annesi Güzin Özyağcılar olabilir ancak o bir tiyatro aşığı olarak elini taşın altına soktu ve Tiyatro Martı”yı 2014 yılında inşa etti. Annesi ile birlikte başrolünü paylaştığı “Demir” öylesine güçlü mesajlar veriyor ki oyunun özü Demir’den daha ağır…

Bir hapishanede 15 yıl sonra ilk kez bir araya gelen bir anne kızın dramına şahitlik ettiğimiz oyunda Zeynep Özyağcılar, Cosmoturk için bu beğinilen oyunun perde arkasını ve bilinmeyenlerinden bahsetti. Anne ve babasının oyunlarında olmasının öncelikli olmadığını söyleyen genç oyuncu yeni oyunlarında ailecek bir arada olacaklarının müjdesini’de verdi.



"Demir" oyununda aslında rolünüz içerisinde 2 hatta 3 farklı kadın var. Bana öyle geliyor ki bir kadın eğer bir duyguya inandırılır ise değişimi kaçınılmaz, bana katılıyor musunuz?

Her kadın aslında içinde bir çok kadını barındırıyor.Dış baskılar,hayat koşulları nedeniyle çoğu bastırılıyor unutuluyor..Gerçekte kim olduğunu arayan biri için değişim kaçınılmaz

Anneniz, Güzin Özyağcılar ile yine oyunda da anne kız olarak baş rolünü paylaştığınız oyununuzda, partneriniz anneniz değil de bir başka oyuncu ile oynasaydınız sizce ne değişirdi?

Annemle oynarken karşımdakinin annem olduğunu unutuyorum. Oynadığım karakterin özünde bir değişiklik olmazdı ama oynayan oyuncunun getirdigi etkiler farklı tepkiler doğururdu ...Tenis maçı gibi...

“BENİM DE SÖZÜM VAR”

Dizi sektöründe de ara ara sizi gördük, ancak tiyatroya yönelmekle kalmayıp tiyatro kurdunuz. Elinizi böyle bir dönemde taşın altına sokarken en büyük güvence olarak neyi görüyorsunuz?

Tiyatro kurmak ve onu sürdürebilmek ciddi emek ve cesaret istiyor..Buna kalkışan her arkadaşıma çok saygı duyuyorum .Bu ,benim de sözüm var demek..Tiyatro kurarken en büyük güvencem seyirciye hakettigini verdiğinde yalnız kalınmayacağına olan inancım.

Sizi tüm bir aile olarak aynı oyunda görecek miyiz? Yeni döneme dair planlarınız neler?

Aman hepimiz beraber oynayalım öyle bir oyun bulalım diye bir arayışımız yok .Denk gelirse neden olmasın.Bu sezon 4. Oyunumuz olan " Kral" da Erdal ve Güzin Özyağcılar beraber oynayacak .Ben yönetmen yardımcısı olarak ekibe dahil oldum.

Tekrar son oyununuz Demir'e dönecek olursak adaptasyon yapmayıp direk çeviri yöntemini kullandınız.Bazı kavramları algılamakta zorlandım örneğin "Bir dilim güneşi görebilmek..." ifadesi geçiyordu. Oyunların çeviride en büyük sıkıntısı budur.

Oyununuzun çevirisi için ne düşünüyorsunuz?

Adaptasyon her oyunda tercih edilebilecek bir şey değil .Olayın geçtiği yer ,dönemi ,ruhu eğer önemliyse yapmıyoruz..Çeviri esnasında gözden bir şey kaçırmayalım diye muhakkak oyunun orjinalini de çalışırken yanımızdan eksik etmiyoruz.Ayrıca dramaturgumuz Hande Ören çok uzun bir çalışma yaptı sahnelenme metniyle ilgili ..Yabancı gelen her cümle bir amaçla tercih edilmiştir.

“BİZİ BİZ YAPAN HATALARIMIZ”

Oyununuzun mekanı ve konusu kader mahkumları ile ilgili dersek "Demir" oyunundan sonra bu döngüdeki kişiler için fikriniz, düşünceleriniz değişti mi?

Tabiki zaten sanatın amacı birazda hoşgörü ve empati sağlamak ..Hepimiz insanız ve bizi insan yapan şeylerden biri de hatalarımız..Yaşanılanlardan ders alıp ilerlemek gerekir ..Tüm mahkumlara sabır diliyorum

Anneniz Güzin Özyağcılar'ın rolü gerçekten çok etkili ve oyunculuğu ise ayakta alkışlanacak nitelikteydi. Oyunu izlerken merak ettim yaşınız ilerleyince aynı oyunda annenizin rölünü oynamak ister miydiniz?

Kesinlikle isterim zaten bu texti ilk okuduğumda yaşlanınca kesin bu rolü oynamalıyım demiştim .

Demir oyunu son sezonda mı ve önümüzdeki periyotta ne zaman izleyebiliriz?

"Demir" oyununun 3. Sezonu bu.Her ayın 3. çarşambası “Tiyatro Tatavla”da oynuyoruz. Onun haricindeki oyunlar icin @tiyatromartiofficial ‘ı takip edebilir seyircilerimiz.

Son olarak kimi büyük, kimi çok küçük tiyatrolarda oyunlarınızı oynamaya devam ediyorsunuz. Cep salonu diye nitelendirebileceğimiz tiyatrolar çok önemli ancak prodüksiyon açısından ne gibi zorluklar çekiyorsunuz?

Bir özel tiyatro her yerde oynayabilmeli .Turneler de oluyor bundan dolayı fazla ağır olmayan mümkünse büyüyüp küçülebilen dekorlar yaptırmayı tercih ediyoruz .Küçük salonlarda ve seyirciye çok yakın oynamak oyuncuya da seyirciye de ayrı bir keyif veriyor .

Demir Oyunu Künye
Fay: Güzin Özyağcılar
Josie: Zeynep Özyağcılar
Sheila: Gözde Çetiner

George: Burak Tanay
Yönetmen: Serkan Üstüner
Yönetmen yardımcısı - dramaturg : Hande Ören
Yazar : Rona Munro
Dekor tasarım: Cihan Asar
Ses tasarım: Selimcan Yalçın
Işık tasarım: Alev Topa
l


Röportaj: Hakan Varol

 

Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın

DİĞER HABERLER

cosmoturk önerisi
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU
Anket
Aşk mı, Para mı?
Aşk
Para
>