>

DİĞER HABERLER

Belirsiz Mektuplar

Gülay Haktankaçmaz "Belirsiz Mektuplar" köşe yazılarıyla Cosmoturk.com ailesinde... Gülay Haktankaçmaz'ın köşe yazısını okumak için tıklayın...
 
   
 
 
     
BELİRSİZ MEKTUPLAR

Merhaba,

İnsanlarla beraberken yalnız olma duygusuna sanırım daha fazla katlanamayacağım. Anlamsız kelime yığınlarının beynimde uğuldamasına tahammül edemiyorum. Böyle anlarda o güçlü ses, yine, yeniden haykırıyor beynimin içinden. ‘Sen aslında oraya aitsin’ derken hata payı var mıdır acaba? Peki ya, o güçlü sesin yanında da sıkıntıdan patlarsam? Ne olacak?

Geçenlerde, hiç olmadık bir zaman diliminde ve hiç olmadık bir yerde anneannemin o cılız sesi çınladı kulaklarımda: ‘Hayatımızdan kopartılan acılar, bizi daha da beter yalnızlığa sürüklüyor!’.

Haklıydı! Hem de sonuna kadar, dibine kadar haklıydı. Acılarımızla o denli bütünleşmişiz ki, onlara ortak olan yabancı beyinlere bile tahammül edemiyoruz. Bazen “beni acılarımla baş başa bırakın” diye haykırma duygusu öyle kaplıyor ki tüm vücudumu. Önce beynimin en kuytu yerinde bir uğuldama olarak başlıyor, ardından gözlerime en kötü anım yansıyor, bir dram izler gibi izliyorum. Gariptir hiçbir damla akmıyor böyle sancılı zamanlarda. Sonra yavaş yavaş ellerim uyuşuyor, içim daralıyor. Eğer bu hale sokakta, diğerleriyle bir bütünken kapılmışsam hepsinin gözlerinin üzerimde olduğunu fark ediyorum.

Ve yine o ayak seslerini işitmeye başlıyorum. Rutin ama emin adımlarla atılan ayak sesleri. O ayak seslerinin cinsiyetini bile konumlandıramadım kafamda hâlâ. Erkek mi, yoksa kadın mı?

Her şey bir anda oluyor. Bir anda yere yansıyan gölgem oluyorum. Sıkılıyorum, tepeye çıkıp kendimi izliyorum. Öyle caddenin ortasında kalakalmış halime bakıp acı acı gülümsüyorum.

‘Haydi en mutlu olduğun bir anı düşün de kurtul bu ruh halinden’ telkinleri başlıyor. “Ben ne zaman mutlu oldum?” sorusuna dakikalarca kafa patlatıyorum. Dakikalar saatlere dönüşüyor ve hâlâ orada, bilmem nerenin bilmem ne caddesiyle bütünleşiyorum. Daha da yalnız hissetmek için kendimi birinin içimdeki bu acıyı söküp almasını bekliyorum umarsızca. Gelmiyor.

Dayanamıyorum, ben bir başkasının acısını hatırlayarak mutlu olmaya çalışıyorum. Onu da beceremiyorum ki. Ama imdadıma Kafka’nın Boles
hikâyesi koşuyor. Hani şu evini genç bir üniversite öğrencisine kiraya veren
ve hayali sevgilisi Boles’a mektuplar yazdıran kadın. Neden ben böyle bir şeyi kurgulama yetisini gösteremedim ki hayatımda?

Bak, işte yine sıkıldım. Galiba şimdi uyumanın tam zamanı!

En kısa zamanda görüşmek üzere...

Sevgimle,
gh.
gulay@cosmoturk.com


Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
cosmoturk önerisi
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU
Anket
Aşk mı, Para mı?
Aşk
Para
>