>

DİĞER HABERLER

Monologlar 13

"Bir gemi... İçi kitap dolu; bir masal gibi. İstanbul’a gelmiş, Kuruçeşme’ye demirlemiş." Ela Mermerci'nin yeni yazısını okumak için tıklayın!
 
   
 
 
     
Bir gemi... İçi kitap dolu; bir masal gibi. İstanbul’a gelmiş, Kuruçeşme’ye demirlemiş. Bir parkın içinden, patikalardan geçip, ağaçlar arasından görünen gemiye ulaşıyorum, hava güzel. Gemi beni de alıp gitse... Denizin kokusuna ne çok yakışır kitap kokusu doktor.. Geminin adı Doulos. Yunanca, ''hizmetkar'' anlamına gelen Doulos gemisi 1914 yılında inşa edilmiş. "Herkese İyi Kitaplar" anlamına gelen Gute Bücher für Alle (GBA) adlı kar amacı gütmeyen ve Almanya'da faaliyet gösteren bir yardım kuruluşuna ait.

Son 26 yıl içinde Doulos, Latin Amerika, Afrika, Avrupa, Asya ve Pasifik'te yaklaşık 100 ülkeyi ziyaret etmiş ve güvertesinde 17 milyon kişiyi ağırlamış. İstanbul’da ise okuldan uzaklaşmanın keyfini çıkaran lise öğrencileri dışında pek ziyaretçisi yoktu ben gittiğim gün. Güleryüzlü çalışanlar karşılıyor sizi, dillerinin döndüğünce ‘hoş geldiniz’ ve ‘teşekkür ederiz’ diyorlar. Bütün çalışanların yüzünde bir gemiyle arkadaş olmanın, kitaplara gömülmenin verdiği ruh dinginliği var sanki...Gemiyi gören pek çok insanın katılmak için heveslendiği Doulos'ta çalışmak için başvurular Almanya'daki merkez büroya yapılıyormuş. İki yıl süreyle çalışabilen personel hiçbir ücret almıyor. Böyle bir iş yapabilir miydim ben doktor; uzaklaşabilir miydim sizce her şeyden iki yıl? Siz yapar mısınız böyle bir çılgınlık?

Basamakları çifter çifter çıkıyorum; umudum kitap satışlarının başlamış olması... Hayır; Türkiye'ye giriş yapalı 10 gün olmasına rağmen dünyanın en büyük yüzen kitap fuarı Doulos gemisinde yabancı kitapların satışı yapılamıyor. Gümrük sorunu olduğu yönündeki haberlere rağmen gemi yetkilileri, asıl sorunun Emniyet'le yaşandığını, Emniyet'in yabancı kitapların "ulusal bütünlüğe zarar verip vermediğine" karar verememesi nedeniyle 8 bin çeşit yabancı kitabın satışının yapılamadığını söylüyor.

İçeride almak isteyeceğim yüzlerce kitap var; bakıyorum hepsine ama içim buruk, sanki alamadıktan sonra kitaplara dokunmanın ne anlamı var? Çocuk kitapları bölümündeyim; dünyanın ne kadar ileride, Türkiye’nin kültürel gelişime ne kadar uzakta olduğu gerçeği kafamı meşgul ediyor. Çocuklara kitap alışkanlığı kazandırabilmek için bu renkli kitaplara ne çok ihtiyacımız var. Burada biz, herhangi bir ilk yaş kitabına milyonlarca lira ödüyoruz; gemide bu kitaplar 1-3 milyon lira arasında ve ben alamıyorum!

Ümitsiz, mutsuz bir görevliye yakınıyorum, o da ‘çok haklısınız, biz de böyle olsun istemezdik’ diyor. ‘Belki birkaç gün içinde sorun çözülür, yine gelirsiniz...’

Nasıl gelebilirim, ben bu şehirde yaşamıyorum ki... Eve dönüyorum, ben bu yazıyı yazarken kitap satışları başlamış! Hay aksi!

elamermerci@cosmoturk.com



Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
cosmoturk önerisi
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU
Anket
Aşk mı, Para mı?
Aşk
Para
>