>

KÖŞE YAZILARI | GÜLAY KOÇ

Chivas’ın Şövalye Ruhu

Sizlere bu hafta Chivas Regal’in 36 yıllık baş harmancısnın markanın en popüler tadını nasıl yeniden üretttiğini anlatmak istiyorum. (Gülay Koç)
 
   
 
 
     

James Chivas, İskoçya’nın Aberdeen kentindeki mahzeninde halis İskoç viskisi fıçılarını büyük bir itinayla yerleştirirken, bugün dünyanın en ünlü viski markalarından Chivas Regal’in temellerini attığının farkında değildi. 19’uncu yüzyılın ortalarında Chivas’ın gurme ürünleri sattığı mağazası, zengin aromalı kahve çeşitleri, egzotik baharatlar, Porto ve sherry şarapları, viski, brendi ve Karayip romlarıyla şehrin aristokrat kesiminin uğrak yeri olmayı başardı.

O yıllarda viskiler meşe fıçılarda uzun süre bekletilmiyordu. İşin ilginç yanı, yıllanmış viski, düşük kaliteli ve nahoş bulunuyordu. Ne olduysa 1850’li yıllarda oldu. James Chivas, 1830’larda bulunan ve kısa sürede cin ile rekabet eder hale gelen tahıl viskisiyle farklı tatlar elde etmenin yollarını aramaya başladı. Yumuşak tahıl viskisiyle daha sert ve single malt viskileri birleştirerek kendine has bir tarz yaratmayı başarmıştı. Aslında James Chivas, bu denemesiyle ilk defa İskoç viskisi harmanı yapmış oluyordu. Çok geçmeden tahıl ve malt viskilerinden stok oluşturmaya başlayan Chivas, mağazasının mahzeninde değişik karışımları denemeye devam etti. 1886 yılında öldüğünde, işi oğlu Alexander Chivas devraldı.



Babası gibi en mükemmel harmana ulaşmaya çalışan Alexander Chivas, bunun için Charles Stewart Howard’ı markanın baş harmancısı yaptı. 1900’lü yılların başında Chivas’ların mahzenlerinde İskoç viskisi harmanına yönelik çalışmalar devam ederken, bir refah ülkesi haline gelen Amerika’da da New York’un ileri gelen aileleri yumuşak içimli ve lüks bir viski arayışına girdiler. Onların bu istekleri İskoçya’ya, Charles Stewart Howard’ın kulağına kadar geldi. Kuzey Amerika’da büyük fırsatlar olduğunu gören Howard, Chivas Regal’i İskoçya’nın ilk otantik lüks harman viskisi olarak bu ülkeye ihraç etmeye karar verdi. Böylece, o güne dek Chivas’ın mahzenindeki fıçılarda en az 25 yıl bekletilen viskilerden yeni bir tat yarattı: Chivas Regal 25.

New York’lu elit kitlenin yoğun ilgi gösterdiği Chivas Regal 25, birkaç yıl sonra I. Dünya Savaşı’nın patlak vermesi ve sonrasında gelen içki yasağıyla eskisi gibi rahat bulunmamaya başladı. Artık koleksiyonerlerin peşine düştüğü nadir bulunan bir viskiydi 25 yıllık bu Chivas...

Marka, 1950’li yıllarda üretilen Chivas Regal 12 ile Amerika’daki konumunu yeniden kazandı. Artık Frank Sinatra ve arkadaşlarının sıklıkla uğradığı gece kulüplerinin, Oscar töreni sonrasında verilen unutulmaz partilerin bir tek yıldızı vardı: Chivas Regal. Yine de kimse onu tüm dünyaya tanıtan ve Amerika’ya ihraç edilen “İlk İskoç Viskisi” unvanına sahip Chivas Regal 25’in tadını unutamadı. 1970 yılında içkiden sınırlı sayıda tekrar üretildi; kısa sürede onlar da tükendi. Uzun süren bekleyişin ardından, bu popüler tat, 2008 yılında yeniden viski severlerin beğenisine sunuldu. Chivas Regal’e 1973 yılında katılan baş harmancı Colin Scott tarafından yeniden yaratılan bu 25 yıllık Chivas’tan Türkiye’de de 75 şişe satışa sunuldu. Markanın Türkiye’deki dağıtımını ise Pernod Ricard firması üstleniyor.

“Bay Burun” lakaplı Scott’ın ilk üretim tekniklerine sadık kalarak geliştirdiği Chivas Regal 25, yumuşak bir içime sahip dengeli bir viski. En az çeyrek yüzyıl bekletilen viskilerden üretilen Chivas Regal 25’in içeriğinde tatlı portakal ve şeftali aromalarına ek olarak badem, fıstık çeşnisi ve çikolata bulunuyor.

Babası da Chivas Damıtımevi’nde bir dönem baş harmancı olarak görev yapan Scott, aynı zamanda markanın 18 yıllık viskisinin de yaratıcısı olarak tanınıyor. En az 18 yıl bekletilen viskilerden üretilen Chivas Regal 18, çok katmanlı, zengin ve karmaşık yapısıyla dikkat çekiyor.


GÜLAY KOÇ
YAZARA E-POSTA GÖNDER

 

Diğer yazıları liste halinde görmek için tıklayın >

Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
cosmoturk önerisi
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU
Anket
Aşk mı, Para mı?
Aşk
Para
>