KÖŞE YAZILARI | HİKMET SUNER

Anne Baba Olmak Kolay İş Değil

”Ana babanıza of bile demeyin, onların ihtiyarlık çağı sizin çocukluk çağınız gibidir. Onlara merhametli davranın” (Hikmet Suner)
 
   
 
 
     

Kuran'da annelik babalık esasken, of bile demeyin derken, ÇİFTLERİN KENDİ HIRSLARI ADINA ÇOCUKLARINI BİRBİRLERİNE KARŞI DÜŞMAN YETİŞTİRME CABALARI ZAMANIMIZDA DAHA DA BELİRGİN HALE GETİRİLMEKTEDİR.

Getirilmektedir diyorum, çünkü, dinimizde de geleneklerimizde de çocukların anne babaya karşı merhametli olmaları emri vardır.

”Ana babanıza of bile demeyin, onların ihtiyarlık çağı sizin çocukluk çağınız gibidir. Onlara merhametli davranın”

Hal böyle iken, ülkemizde aile kavramı, komşuluk, arkadaşlık ve pek çok kavramlar tüketilmeye çalışılmakta, bu duygu pompalanmaktadır.

Anlaşamayan çiftlerin ayrılmaları veya birlikte yaşamaya devam etmeleri halinde genellikle, çocuğun anaya bağımlı olması, genetik yapı itibariyle ön plana çıkartılmasından, sanki çocuğun babaya ihtiyacı yokmuş, anne esasmış gibi gösterilmesinden kaynaklanan problemler yaşanmaktadır.

Unutulamamalıdır ki, çocuğun hem anneye aynı ölçüde hatta daha da fazla babaya ihtiyacı vardır.

Dinimizde yetim ve öksüz kavramlarını bilmeyenler, göz ardı edenler, buna dikkat etmelidirler.

Babasız olana yetim, annesiz olana öksüz denir.

Analı babalı nice yetim/öksüzler vardır, gün geçtikçe de çoğalmaktadır.

Eşinden ayrılıp, tek başına çocuk yetiştirmenin zorluklarını gündeme getirip de “hem anne, hem babayım, demagojisi kanaatimce yanlıştır.

Maalesef ki, rol çalmalar revaçtadır.

Çocuklara psikolojik baskı adına, kendilerine bağlama, karşısındakinden nefret ettirip, uzaklaştırma politikaları mutlaka günün birinde bumerang gibi ters döner.

Hiçbir çocuk, dünyaya gelmeden önce anne-babasına dilekçe verip, beni dünyaya getirin demiyor.

Her ne sebeple olursa olsun, dünyaya getirilen sabi sübyanların gelecekle hesaplaşmasına fırsat verilmemesi, sevilmemesi istenmemesi alt yapısını oluşturmamak gerekir.

O, seni istemedi, sevmedi ama ben seni istedim, sevdim, çalıştım çabaladım, saçımı süpürge ettim diyerek çocuğun karşısına çıkmamak, bu menfi duyguları çocuğa pompalamamak gerekir.

Bir gün çocuk bu menfi telkinlerin sebebini, sebep –sonuç ilişkilerini çözer, çözecektir de.

Demezmi ki “o zaman neden beni dünyaya getirdin”..

Yapmayın arkadaşlar, yapmayın eşrefi mahluk yaratılan insan, yapmayın.

Çocuklar, aile, toplum için yetiştirilir, ama daha da önemlisi vatana millete hayırlı faydalı, milli ve manevi değerlere sahip nesiller yetiştirmektir.

Rahmetli anneannem;

“Evvelden, evlenen çiftlerin ayrı eve çıkması adetten değildi. Özellikle birlikte oturulurdu. Oturulurdu ki, edep, adap öğrenilsin diye.. Belli bir zaman sonra da istenirse ayrı eve çıkılırdı. Artık, gençler, kayınvalidesiyle oturmak istemiyor. Çok yazık, halbuki öğrenilecek neler neler var. Büyüklerinin yanında oturup-kalkmayı, susup dinlemenin, öğrenmenin yolu olduğunu, eve gelenleri, hoş geldin diyerek, terlikler verilerek, paltosu alınarak karşılamak, oturacağı yeri göstermek, ikramda bulunmak, ikramları da yardımcı vasıtasıyla değil, bizzat kendileri tarafından yapılmasının önemi, Allah rızası için, paylaşmayı, bağıra bağıra konuşmamanın erdemini, problemleri aile büyüklerine danışarak, yardım almanın çözüm olduğunu, yardımlaşma ve dayanışmanın önemini” söylerdi.

Dünyanın haline bakıyorum da ne kadar doğru uygulamalarmış.

Tabii çocukları da ona göre yetişiyor.

Bunu bilen, idrakinde olan ve uygulamasını yapmış olan anne-babanın temel bir kurstan geçerek bu işin, hocası, mürşidi olarak ana-babaları eğitmesi lazımdır… Allah rızası için, vatan millet için, aile için, bayrak için yapması gerekir. İşin ementüsü de budur…

Saygılarımla,

Hikmet Suner..

 


HİKMET SUNER
YAZARA E-POSTA GÖNDER

 

Diğer yazıları liste halinde görmek için tıklayın >

Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
cosmoturk önerisi
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU
Anket
Aşk mı, Para mı?
Aşk
Para
>