>

KÖŞE YAZILARI | ÖZCAN KANDEMİR

Aşka Yalan Karışınca

"Aşk için dünyanın en katıksız, en çıkarsız ve en korkusuz duygusu demezler mi?" Özcan Kandemir’in yeni yazısı…
 
   
 
 
     

AŞKA YALAN KARIŞINCA

Aşk için dünyanın en katıksız, en çıkarsız ve en
korkusuz duygusu demezler mi? Aşk şiirleri, aşk romanları hep bunu anlatmaz mı?

Aşka yalan karışınca, riya karışınca, entrika karışınca aşkın anlamı kalmaz, çünkü büyüsü bozulur… Sıradan bir duyguya dönüşür o zamanda bunun adı “aşk” olmaz.

Televizyonda son yıllarda aşk konularını içeren pek çok dizi yayınlanıyor. Kimisinin tadına varamadan, konusu tam anlaşılmadan yayından kaldırılıyor. O zamanda bunca emeğe ve masrafa üzülüyorsunuz. Çünkü, biz dizi yapmak kolay değil.

Birde aylardır izleyip, “ bu diziyi neden kaldırmadılar?” diye sorduğunuz diziler var. Gereksiz uzatmalar, mantıksız eklemeler, mesajı olmayan, içi boş, sadece reyting amaçlı diziler var .

Bunlardan birisi de ATV’de yayınlanan “Unutulmaz” adını taşıyan bir dizi.

Aylardır yayınlanıyor.Ama ne zaman rastlasam hep aynı yerde duran bir dizi .İki kız kardeşin aşık olduğu bir erkek. Ve vicdanıyla aşkı arasında durmadan ağlayan, inleyen ama bir türlü de, ablasının nişanlısı olan, bir gecelik aşkından vazgeçemeyen bir kız….

Öte tarafta nişanlısıyla bir gecelik aşkı arasında debelenen bir erkek. İki kızı da sözüm ona üzmemek için söylenen bir yığın yalan, birinden ayrılınca ötekinde teselli arayan bir erkek, verilen sözler, edilen yeminler ve her üç kişinin de zaaflarından örülmüş abuk subuk bir dizi…

Her bölümünde birileri terk ediyor, ikinci bölümde özürler dileniyor. Kısır bir döngü. Aşkı küçük düşüren , aşkı inkar eden, aşkı aşk olmaktan çıkaran bir dizi. Bunca yalan dolan karşısında hiçbir ilişki bozulmadan kalamaz.

Bazı dizilerin yayından kaldırılmasına neden olarak “Türk örf ve adetlerine aykırı” olması gösteriliyor. Tanrı aşkına bu dizideki gibi bir yalan, riya ve ikiyüzlülük üzerine kurulan birliktelik ne bizim, ne de doğru dürüst bir başka ülkenin örf ve adetlerine sığar. Sahte evlilikler, ailelere söylenen yalanlar, çevrilen dolaplar, duygu istismarı, iyiliklerin kötüye kullanılması ne ararsanız var. Bunun adı da “aşk” bu kadar onursuz bir aşk olamaz. İnsan zaafının bu kadar yoğun yaşandığı bir diziye ben hiç rastlamadım. Burada yer alan herkes zaaf içinde. Bir dizi önce, yeminler edip, ikinci bölümde dediğinin tam tersini yapıyor insanlar. Geleneklere bağlı bir ailenin zaaf içinde kaybolmuş kızları “ablama bunu yapamam!... “diye ağlayan kız, bir bakıyorsunuz kendini adamın kollarına atıyor.

Birde ailenin bir erkek çocuğu var. O başka bir alem. Komik deseniz değil, hiçbir esprisi yok!...dizide olmasa bir şey eksik olmaz ama nedense var. İğreti duran bir tip. Bana öyle geliyor ki, bu dizide rol alanlar bile sıkılmıştır artık bu saçmalıklardan ve tekrarlardan.

Dizide yer alan Fikret Hakan, Aliye Uzun Atağan, Deniz Gökçer, Ayla Algan bile çok iyi oyun çıkarmalarına rağmen diziyi kurtaramıyor.

Şimdi “beğenmiyorsanız izlemeyin” diyenleri duyar gibi oluyorum. Ben işim gereği her konuyu, her diziyi fırsat buldukça izlemeye çalışıyorum. Bu dizinin çok reyting aldığını da sanmıyorum. Kiminle konuşsam hepsi benim gibi düşünüyor. Ama, bu diziyi izledikçe, çok daha güzel dizilerin yayından kaldırıldığına üzülüyorum ve bazılarına haksızlık edildiğini düşünüyorum. Hele de aşka yapılan haksızlık ve reva görülen tutum affedilir gibi değil. Ne zaman bu diziyi izlesem, “Yeter ki onursuz olmasın aşk “dizelerini düşünmeden edemiyorum..

Tekrar buluşuncaya kadar, hepinize sevgi dolu, yalanlardan, dolanlardan, ihanetlerden uzak günler dilerim.

Özcan Kandemir
o.kandemir@superonline.com

 


ÖZCAN KANDEMİR
YAZARA E-POSTA GÖNDER

 

Diğer yazıları liste halinde görmek için tıklayın >

Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
cosmoturk önerisi
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU
Anket
Aşk mı, Para mı?
Aşk
Para
>