>

KÖŞE YAZILARI | PINAR ÜSTÜNDAĞ

Analiz =)

Kişisel gelişim kitaplarını okuyabilenlerden ve okuyup da feyz alabilenlerden hiç olamadım. (Pınar Üstündağ)
 
   
 
 
     

Kişisel gelişim kitaplarını okuyabilenlerden ve okuyup da feyz alabilenlerden hiç olamadım. Bu bir kayıp mı kazanç mı bilemem ama şimdiye kadar kazandıklarım ve kaybettiklerimin yanında o kişilik geliştirme kitapları (!) pek de önemli bir yer teşkil etmiyormuş hayatımda…

Buhranlı, bunalımlı, ha gayret sabır nidalarıyla gitmek zorunda kaldığım ve artık eehhhh yeter diyip istifa ettiğim işimden ayrılalı 3 ay olacak neredeyse ve 2 hafta önce de yeni işime başlamanın verdiği heyecan sıkıntı stres merak sevinç huzurla günlerimi geçirmekteyim efenim.. Bu arada 3 ay önce işimden ayrıldığım ve 2 hafta önce yeni işime başladığımı söylediğimde arada kalan o boşluk zamanında tatil yaptığımı da anlamışsınızdır ;) Ve bu süreçte en yakın arkadaşım ve en sevdiğim kuzenimi evlendirip onların yeni evine neredeyse yerleşmek üzere olduğumu ve artık “DicleYücel” bitaneciklerimin evlerinin küçük kızları olduğumu da belirtmek isterim…

Bir iyilik meleği modunda geziniyorum ortalıkta. İnsanların bu dünyaya hayata gönderilme sebepleri olduğuna inanmışımdır hep, herkesin kendine ve etrafına karşı sorumlulukları vardır diye düşünürüm ve belki de benimde böyle bir sorumluluğum vardır, bilemiyorum. Kuzenlerim, arkadaşlarım evleniyor bir bir ve ben nasıl olduğunu anlamadan onların düğünlerinde baş yardımcı oluveriyorum. Uzun bacak mıyım acaba neyim diye düşündüğüm de oluyor emin olun, hoş ben durumdan hiç de mutsuz değilim keyfim gayet yerinde Facebook’ta şöyle bir şey yazmıştım geçenlerde; “BAZI İNSANLAR MUTLUDURLAR, MUTLULUKLARIYLA MUTLU EDERLER. BAZI İNSANLAR MUTSUZDURLAR, MUTLU ETTİKLERİYLE MUTLU OLURLAR, DEĞİŞİK Bİ DÜNYA…”. Evet, böyle düşünüyorum hala…

Ve bu hengame arasında hayatın sillesi boş duruyor mu hiç durmuyor. Çocukken düşlediğiniz o büyüklük hayallerinizin aslında o zamanki gibi olmadığını, insanların hayatlarına girenlerin o hayatları değiştirdiği gibi sizin de hayatınızı değiştirdiğini ve en çok sevdiğinizin elinizden kayıp gittiğini görmek, çocukluktaki sadakatlerin büyüdüğümüzde yerini başka şeylere bırakmasının verdiği hüznü yaşamak, ve yine çocukken birlikte oynadığımız oyunların yerini ergenlikteki birlikte göğüslenen sancılara bırakmak ve ardından farklı hayatlara adım atmanın hayallerini kurarken gün gelip de o hayallerin içine düşmek, ama hiçbir şeyin hayallerdeki gibi temiz saf ve bağlılıkla yürütülemediğini anlamak… Şuan bu yazdıklarım biraz karmaşık görünüyor ama ne demek istediğimi, çok sevdiğim ablamla konuşurken onun bana söylediği cümle ile anlayacaksınız… Kız arkadaşını, onun hayatında biri yokken değil onun hayatına biri girdiğinde tanı… Evet, tanıdım… Tanımaz olaydım…!!

Ha, kişisel gelişim kitaplarına gelince, onları hala sevmiyorum, kitaplığımın tahtında “Küçük Prens”im var…

“ Şu büyükler, kesinlikle çok tuhaf oluyorlar…”


PINAR ÜSTÜNDAĞ
YAZARA E-POSTA GÖNDER

 

Diğer yazıları liste halinde görmek için tıklayın >

Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
cosmoturk önerisi
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU
Anket
Aşk mı, Para mı?
Aşk
Para
>