>

SAĞLIKLI YAŞAM

Fobim var rahatsız etmeyin...

Gerçekte korku oluşturmayacak bir objeye karşı aşırı korku duyma ve kaçınma davranışında bulunmak günümüzde en yaygın ruhsal rahatsızlıkların başında geliyor.
 
   
 
 
     
Gerçekte korku oluşturmayacak bir objeye, aktiviteye veya duruma karşı aşırı korku duymave kaçınma davranışında bulunma olarak tarif edilen fobi, günümüzde en yaygın ruhsal rahatsızlıkların başında geliyor.

Derlenen bilgilere göre, fobisi olankişilerin belli bir durum, nesneveyaaktivite ile karşılaştığında aşırı tepki verdiğini belirten uzmanlar, "Kişiler korkularının saçma olduğunun farkındadır ancak korkularını mantıksal düşünerek engelleyemezler. Bu korkular fobik kişilerin günlük işlevlerinde bozulmaya neden olur" dediler. Fobilerin toplumda sık görüldüğünü ve araştırmalarda toplumun yaklaşık yüzde 25'inde fobi bulunduğunu anlatan uzmanlar, "Araştırmalarda fobi sıklığının beklenenden düşük çıkmasının en önemli nedeni bu kişilerin hastalıklarının farkında olmaması ve tedaviye başvuruların az olmasıdır. Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür. Sosyal fobi genelde gençlik yıllarında özellikle karşı cinse ilginin arttığı dönemlerde ortaya çıkar" diye konuştu. Fobilerin gerçek nedenlerin bilinemediğini vurgulayan uzmanlar, öne sürülen fobi nedenlerinin türlerine göre değiştiğini aynı fobi türünde de hastadan hastaya değişiklik gösterdiğini kaydettiler. Uzmanlar, "Ruhsal rahatsızlıkların çoğunda olduğu gibi fobilerde de neden biyolojik, genetik ve çevreseldir. Korku yaratan obje, durum ya da aktivite ile karşılaşıldığında anksiyete belirtileri ortaya çıkar. Panik atakta görülen belirtilerin hemen hepsi fobik durumla karşılaşıldığında ortaya çıkabilir. Bu belirtilerden bazıları şunlardır: Çarpıntı, Yüz kızarması, Titreme, Terleme, Bulanık görme, Nefes darlığı, Ağız kuruluğu, Yutkunma güçlüğü" şeklinde konuştular.

Fobinin en sık görülen türlerden birinin sosyal fobi olduğunu belirten uzmanlar, sosyal anksiyete duyan kişilerin başka insanların kendilerini yargıladığı, negatif değerlendirdiği düşüncesi ile yetersizlik, aşağılanmışlık hissetiğini düşündüğünü ifade ettiler. Uzmanlar, sosyal fobisi olanlarla ilgili şu bilgileri verdi:

"Bu kişiler yalnız başlarına kaldığında sıkıntı duymazlar ve anksiyete belirtilerinin sosyal aktivitelerle direk ilgisi vardır. Sosyal fobikler yabancılarla tanışmaktan, tanımadıklarının yanında konuşmaktan veya hareket etmekten rahatsızlık duyar. Yanlış bir şey yapacak, söyleyecek ve sanki insanlar onunla alay edecek, onu yadırgayacak, aşağılayacak, herkesin içinde rezil olacak gibi hisseder. Konuşurken herkes ona bakıyormuş gibi gelir. Yaptıkları en ufak hatalar gözlerinde çok büyür, rezil olduklarını düşünürler. Özgül sosyal fobide topluluk önünde konuşamama gibi belirli bir duruma özgül olarak anksiyete gelişmesi gözlenirken yaygın sosyal fobide hemen hemen bütün sosyal aktivitelerde anksiyete oluşur. Sosyal fobi şu durumlarda ortaya çıkabilir: Topluluk içinde konuşma, partiye katılma, yabancılarla tanışma gibi sosyal aktiviteler, bir iş yaparken başkaları tarafından izlenme, patron veya amir gibi üstleri ile konuşma, karşı cinsten birileri ile tanışma veya buluşma, umumi tuvaletleri kullanma, telefonda konuşma, başkalarının yanında yazı yazma, herkesin içinde yüz kızarması veya kontrolünü kaybetme korkusu.Örneğin sosyal fobisi olan bir öğrenci ders anlatmaya kalktığında dili tutulur, yüzü kızarır, söyleyeceklerini unutur, herkes ona bakıyormuş gibi gelir ve bu nedenle performansı düşer. Bu hastalar korkularının anlamsız olduğunun farkındadır ancak korkularına engel olamazlar.Sosyal fobinin utangaçlıktan ayrılması gerekir. Yeni bir ortama giren veya yeni insanlarla tanışan hemen herkes az da olsa anksiyete yaşayabilir, ancak bu her zaman rahatsızlık olarak tanımlanamaz. Bu anksiyetenin sosyal fobi olarak tanımlanabilmesi için sıkıntı duyan kişilerin sosyal ortamlardan kaçınması gerekir. Sosyal fobiklerin en önemli özelliği de sıkıntıyı duymamak için yaptıkları bu kaçınma davranışlarıdır. Utangaç insanlar yeni bir ortama girdiğinde sıkıntı duyabilirler fakat sıkıntıya girmemek için sosyal aktivitelerini kısıtladıkları pek görülmez. Ayırıcı tanıda buna dikkat etmek gerekir.Hastaların hissettikleri anksiyete çok şiddetli olmakta ve bu duyguları yaşamamak için başvurdukları kaçınma davranışları bu kişilerin evde, işte, okulda ve diğer sosyal ortamlarda performansını düşürmekte ve ilişkilerin bozulmasına yol açmaktadır.Okul başarısı düşmekte, işte verim azalmakta veya eşler arasında sorunlar ortaya çıkmaktadır. Ortaya çıkan sosyal izolasyon kişiyi çoğu zaman depresyona sürüklemektedir. Bir başka yaklaşımda ise kişiler bu sıkıntılarından kurtulabilmek için alkol kullanımına yönelmektedir. Yapılan araştırmalarda bu hastalarda alkol ve madde bağımlılığı normal topluma göre daha sıktır. Bunun en önemli nedeni alkolün hastalar tarafından anksiyete giderici olarak kullanılmasıdır".


Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
cosmoturk önerisi
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU
Anket
Aşk mı, Para mı?
Aşk
Para
>