SAĞLIKLI YAŞAM

Sağlığınız İçin Stresten Uzak Durun

İç dünyamızı çoğu zaman görmezden geliyor, yaşadığımız olayların ruhumuzda bıraktığı izleri sıcağı sıcağına fark edemiyoruz.
 
   
 
 
     

Genellikle bunun için vaktimiz de olmuyor. Stresli bir iş hayatı, ailevi sorunlar, dinlenmeye fırsat bulamadan geçirdiğimiz günler, kendimizin ya da yakınlarımızın hastalık süreçleri… Ama hep iplerin başkalarının elinde olduğu ve belirsizliklerin tahammül sınırını zorladığı yaşam koşulları. Yaşadığımız birçok zorluk, “Tamam, bunu da atlatalım!” derken birikerek sırtımızda taşıdığımız yüklere dönüşüyor. Bu da kişiyi bir süre sonra, ortada bir sebep yokken bile mutsuz ve kaygılı hale getiriyor. Reem Nöropsikiyatri Merkezi’nden Nörolog Dr. Mehmet Yavuz konuyla ilgili görüşlerini paylaşıyor.

Panik atak sırasında hasta kalp krizi geçirdiğini düşünüyor


Panik atakta beyinden bedene yanlış bir alarm gider. Sanki bir kalp krizi ya da beyin kanaması geçiriyormuş gibi tüm uzuvlarıyla beden savunmaya geçer. Anında stres hormonları en üst seviyeye çıkar. Örneğin kalp krizi alarmı geldi ise, vücut kol ve bacaklardan kanı toplayıp daha çok kanla beslenmesi için kalbe gönderir. Bu esnada kol ve bacaklardan kan çekildiği için uyuşmalar ve güçsüzlük oluşur, kişi yere yığılabilir. Kalbe normalden fazla kan geldiği için kalp daha fazla çalışmak zorunda kalır böylece kalp ritmi yani nabız hızlanır, kan basıncında ani değişiklikler özellikle hipertansiyon gelişir.

Terapiyle atak sırasında sakin kalmak mümkün


Ataklar aniden gelişip yaklaşık 10 dakikalık süreçte doruk noktasına çıkar. Ataklar sırasında nefes alamama, kalp atışlarının hızlanması, terleme, baş dönmesi, karın ağrısı, üşüme ya da ateş basması gibi etkiler hissedilir. Hasta vücudunda hissettiği değişim nedeniyle kontrolünü yitireceğini, delireceğini düşünür. Genellikle 15-20 dakika gibi devam eden bu tablo hastaya göre birkaç saat de sürebilir. Atak sonrasında hasta, yaşadığı korku ve panik nedeniyle bitkin bir haldedir. Terapi sürecine giren hastaların, sakin kalabilmeyi kolayca öğrenebilmesi mümkündür.

Kadınlarda Daha Çok Görülür

Panik atakları, çocukluk yıllarında veya insanların daha sakin bir yaşam sürdüğü emeklilik yıllarında ortaya çıkabilir. Bu konuda yapılan araştırmalar atakların genellikle ergenlik sonrası 18-30 yaş arasında başladığına işaret ediyor. Hastalığa anksiyete bozukluğu, agorafobi gibi başka rahatsızlıkların da eşlik etmesi mümkün. Bu nedenle kişiye özel bir tedavi süreci izlenmesi çok önemli. Panik ataklı kadınların sayısı, erkeklerin tam üç katı…

Ruhumuzun taşıyabileceği ağırlığın da bir sınırı var


Panik atağın arkasında uzun süre yaşanmış stres, yorgunluk ve üzücü tecrübeler vardır. Gerek çocuklukta gerekse yetişkinlikte bu hastalar pek çok zorluğun üstesinden gelmiş kişilerdir. Özellikle yetişkinlikte iş yaşamında en zor işleri başarıyla yürütmüş kişilerde zamanla panik bozukluk tablosu oluşabilmektedir. Bu nedenle tedaviye yeni başlayan kişiler asla bunu bir zayıflık olarak görmemeliler. Ancak nasıl bedeninizin kaldırabileceği ağırlığın bir sınırı varsa aynı şekilde ruhunuzun taşıyabileceği ağırlığın da bir sınırı olduğu gerçeğini göz ardı etmemek gerekiyor.

Panik Bozukluğu Tedavisi

İlaç Tedavisi: Panik atak tedavisinde ilaçlar, terapi ve teknolojinin sunduğu imkanlar kullanılır. Birçok hasta, ilaç kullanmak fikrinden hoşlanmaz. Özellikle ruhsal sorunlarda kullanılan ilaçların, kilo alma, uyku ve sersemliğe neden olması, hastalar için kendi bedenleri üzerindeki hâkimiyetlerini yitirecekleri endişesi yaratır. Oysa uzun süre depresyon geçirmiş, kaygı ve gerginlik yaşamış kişinin düşünme şekli üzerindeki hâkimiyeti zaten ortadan kalkmıştır.

Panik atakta TMS tedavisi

Transkranial manyetik stimülasyon (TMS) tedavisi, depresyon gibi panik atakta da çok ciddi düzelmeler sağlar. Kliniklerimizde ilaç tedavisinden ve terapilerden sonuç alamayıp TMS ile düzelen sayısız hastamız olmuştur. İlaç kullanmak istemeyen ya da ilaçlardan tatminkar sonuç alamayan veya hamilelik, lohusalık, karaciğer yetmezliği gibi ilaç kullanması mahzurlu olan kişilerde TMS ilk tercih olmalıdır. İdeal tedavi genellikle 15 seanstır ve ilk etap tedavisi 15 gün ile 45 gün arasında bitirilir. TMS tedavisinde hedef önce atakları seyrekleştirmek sonra ise yok etmektir.

Terapiler: Tedavide terapi süreci, hastanın ataklar sırasında kullanabileceği gevşeme tekniklerini, nefes egzersizlerini, kaygılı düşünceler zihinde dönüp dururken bunların nasıl fark edilip pozitife çevrilebileceğinin öğretilmesi gibi adımlar içerir. Olaylara verdiğiniz tepkileri kontrol edebilmek, yaşamış olduğunuz kötü tecrübelerin yaralarını sarmak, için terapiye vakit ayırmanız gerekir.

Kişinin egzersize başlaması, stres düzeyini düşürecek bir yaşam düzenine geçmesi önemlidir. Eğer gerginliğinizin nedeni işiniz ise belki daha az kazanacağınız ama mutlu çalışabileceğiniz bir iş yaşamına adım atabilirsiniz. Üzerinizde gerginlik yaratan faktör, sorumluluklar altında ezilmek ise aile bireylerinizle bu sorumlulukların adil paylaşımı için yeniden konuşabilirsiniz.
 

Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
cosmoturk önerisi
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU
Anket
Aşk mı, Para mı?
Aşk
Para
>