>

YAŞAM KOÇU

Hitabet Sanatının İlkeleri

Konuşma yapmadan nnce uygulanması gerekenler...
 
   
 
 
     

KONUŞMA YAPMADAN ÖNCE UYGULANMASI GEREKENLER

Bedensel Prova Yapın: Bir aynanın karşısına geçip yüz ve mimik hareketleri yapınız. Sesli bir şekilde konuşarak el, mimik ve konuşma hız ve tonunuzun uyumunu seyrediniz. Konuşurken ki el hareketleri ağzınızdan çıkan cümlelerle uyum içerisinde olmalıdır. Eğer bunu sağlarsanız konuşma konsantrasyonunuz daha rahat sağlanır.

Zihinsel Prova Yapın: Mutluluk anılarınızı düşününüz. Birçok insanın sizin imkanlarınız içerisinde olmadığını kendi kendinize hatırlatınız. Çünkü onlarca insana konuşma yapmak unutmayınız ki ayrıcalıktır. Bu ayrıcalığı en iyi şekilde kullanmaya çalışın. Kafanızda güzel hayaller kurun. Romantik veya komedi tarzındaki bir filmi hatırlayın; duygusal bir müzik ritmini ve sözlerini hatırlayınız.

Pozitif Olun: “Buraya kadar geldim, bu seviyeye çıktım, demek ki ben başarılı bir insanım. Çünkü bir sürü insana konuşma yapacağım, ben en iyisiyim" gibi kendi kendinize telkinlerde bulununuz. Kendinize göre iyi bir konu seçtiyseniz çok iyi bir konuşma yapacağınıza inanınız. Olumsuzlukları asla aklınıza getirmeyiniz. Çünkü olumluluk hali içerisinde olursanız inananız ki konuşmalarınız da öyle olacaktır.

Daha Önce Tanışıyormuş Havası İçinde Olun: Bu samimiyettir, candan olma halidir. Sizin bu haliniz (olumluluk hali) dinleyicilerin hissiyatından kaçmaz. Dinleyicilerle aranızda yabancı bir havanın esmesine izin vermeyin. Sanki daha önceden tanışıyormuş ruh hali içerisinde bulunun.

Şaka ve Espriden Kaçınmayın:
Dostça ve arkadaşça olan yaklaşımlar her zaman tutulmuştur. Bir hatibin en önemli hazinesi sempatik kişiliğe sahip olması olacaktır. Aşırı ciddiyet ve asık suratlılık konu üzerinde yoğunlaşmanızı zorlaştırır. Hatta konuşmanızın yarısında bir müddet sonra dikkatiniz dağılabilir. Eğer dinleyicilerle aranıza gönül köprüsü atarsanız çok daha rahat ve başarılı olursunuz. Eğer kendinizi sevdirirseniz, emin olunuz ki konuşmanızı da seveceklerdir.

Konuya Geçtiğiniz Anda Konunuzun Ne Olduğunu Belirtin:
Üzerinde konuşmak istediğiniz konuyu ana hatlarıyla belirtiniz. Her zaman için sadelik ve netlik sizin için artı puan olacaktır. Konuyu ana hatlarıyla belirtirken öz cümleler kullanınız. Bu konuyu Atatürk’ün 1928 yılındaki etkileyici bir hitabet örneği ile daha iyi anlayabiliriz.

Vatandaşlar, arkadaşlar! Çok söz, sadece bir şey için söylenir: Hakikati anlamayanları harekete geçirmek için. Ben, bu devirleri geçirdim. Şimdi sözden ziyade iş zamanıdır. Artık benim için, hepimiz için çok söz söylemeye ihtiyaç kalmadığı kanaatindeyim. Bundan sonrası, faaliyet, hareket ve iş yapmak zamanıdır. Çok işler yapıldı. Ama bugün yapmaya mecbur olduğumuz, son değil. Lakin, çok lüzumlu bir iş daha var: Türk harflerini çabuk öğrenmeliyiz. Her vatandaşa, kadına, erkeğe, hamala, sandalcıya öğretiniz. Bunu, vatanseverliğin ve milliyetperverliğin vazifesi biliniz. Bu vazifeyi yaparken düşününüz ki, bir heyeti içtimaiyenin yüzde onu, yüzde yirmisi okuma yazma bilir, yüzde sekseni, yüzde doksanı bilmezse, bu ayıptır.

Neden Konuşmak Zorunda Olduğunuzu İfade Edin: Bunu tüm hakikatiyle, tüm içtenliğinizle haykırın. Sizin bir şeyleri söyleme sancınız var, zaten bunun için hatip adaysınız. O taktirde kitlelere yapacağınız her konuşmada o an orada neden bulunduğunuzu, neden konuşmak zorunda olduğunuzu anlatınız. Dinleyiciler sizin bu samimiyetiniz takdir edecektir.

KONUŞMA SÜRESİNCE YAPILMASI GEREKENLER


Nasıl başlarsanız öyle gidersiniz.
Bu, her iş için geçerli bir kuraldır. Şu halde ilk yapacağınız tebessüm etmek olsun. Küçük bir espri nitelikli jestle kürsüye çıkmanız başlangıç için güzle hareket olacaktır. Derin nefes almayı unutmayın, ama bunu karşınızdakilere belli etmeyin.

Kürsüde ayakta duruş pozisyonunuza dikkat ediniz. Sizin için en rahat duruş pozisyonu hangisiyse öyle cephe alın. Kendinizi donuklaştıracak en ufak bir ihtimale dahi fırsat tanımayınız. Bunun yapmak tamamen sizin elinizde.

Ağzınızın kuruluğuna yol açacak durumlara dikkat ediniz. Bu genellikle heyecandan olur. Ama kürsünün başına bir bardak su koydurtmayı unutmayın. Konuşurken karşılaşabileceğiniz en büyük tuzak ağız kuruluğudur. Çünkü böyle bir durumda dudaklar oynamaz, dişler adeta kilitlenir.

Konuşmaya başladığınızda kürsü korkusu diye bir durumun varlığını aklınıza getirmeyin. Böyle bir durumu yaşamak istemiyorsanız konunuzla ilgili sizi kürsü başında farktı hareketlere sevk edecek el kol hareketleri yapınız ki, dikkatinizi daha farklı noktalara dağıtın.

Kürsünün hemen yanı başında yazı tahtası varsa buraya konunu daha iyi açıklanması açısından gruplandıran yazımlar veya çizimler yapabilirsiniz. Göreceksiniz ki, böyle bir atraksiyon, dinleyicilerden size yöneltilen kabul edilmez negatif göndermeleri yok etmektedir.

Bir sonraki cümleyi unuttuğunuzda tekrardan kaçınmayın. Ama konuşmanızın gerisini unuttuğunuzu kesinlikle dinleyicilere hissettirmeyin. Hemen konuya yakın fıkra veya öykü anlatmaya başlayın.

Hızlı konuşmayın.
Bu durum hem heyecana hem de yanlışlara yol açabilir. Yanlış bir kelime kullandığınızda veya diliniz sütçüğünde özür dilemeyin, bu defa olumsuzluk noktasında daha çok dikkat çekersiniz, direkt konuşmanızı sürdürün.

Baktınız ki heyecandan sesiniz hafif titrek bir şekilde çıkıyor, gözlerinizi buna rağmen dinleyicilerden kaçırmayın, kalabalığın üzerine bakışlarınızı iyice dikin. Bu size kürsü otoriteri olmanızı sağlayacaktır.

Terleme durumunda hiç panik yapmadan cebinizde taşıdığınız mendilinizi çıkarın ve ağır ağır yüzünüzü silin; bunu, anormal bir durummuş gibi görmeyin. Fakat sakın kağıt mendil kullanmayın, yüzünüz darmadağın olabilir. Biliyorsunuz, kağıt mendil teri gidermez; kendisi tere yapışır, yüzünüz çirkin bir görünüm alır.

El ve ayaklarınızın titrediğini hissediyorsanız sağınıza ve solunuza dönerek profildeki dinleyicilere el hareketli konuşma tarzını seçin. Yani kürsü başında hareketli olun, durağan olmayın. Gerçi şunu hatırlatmakta fayda var, el ve ayağınızın titrediğini ancak siz hissedersiniz, bunu seyircilerin fark edeceğini zannetmeyin, seyirciler bu durumunuzun kesinlikle farkına varmazlar.

Heyecanı ve kalp atışını bastırmanın en güzle yollarından birisi duygusal bir havaya girmektir.
Dinleyicilerin vicdan ve merhamet duygularının harekete geçirici bir öykü, kısa bir anekdot ortama samimi ve doğal bir hava katar. Konuşmanızın konusu ne olursa olsun mutlaka duygusal moda giriniz. O zaman daha rahat konuştuğunuzu göreceksiniz. Öksürmek ve aksırmak en doğal haldir. Yalnız mikrofonla konuşuyorsanız dikkatli olmakta fayda var.

ETKİLİ BİR KONUŞMA YAPMANIN SIRLARI

Konuşmak üzere kürsüye çıktığınızda dinleyicilerin size tuhaf gelen bakışlarını dikkate almayın. Siz bir dinleyici olsanız muhtemelen siz de konuşmacıya aynı gözlerle bakardınız. Bu sizin kötü niyetler beslediğiniz ya da eleştirel bir tavır takındığınız anlamına gelmez. Siz sadece anlatacağınız konuya odaklanın ve güzel bir konuşma çıkaracağınıza inanın.

Size tuhaf gelen bakışların hiçbirinin kürsüye çıkıp da kolay kolay konuşamayacağını aklınızdan çıkarmayın. Onların size dudak altından güldüğünü zannedersiniz; bunun sebebi heyecanınız ve kaygılarınızda. Ancak konuşmaya başladıktan birkaç dakika sonra heyecandan eser kalmaz.

Dinleyicilerin gözlerinin içine bakmayı ihmal etmeyin. Konuşurken tek tek onları süzün. Bu defa onları kontrol altına alan siz olursunuz.

Anlattığınız konuya inanın. Gerçekten bu konuyu anlatmaya ve onun hakkında konuşmaya ihtiyaç duyduğunuzu hissedin.

Hatip, dünyanın en ünlü hatibi olsa da dinleyiciler üzerinde etki bırakmamaktan her zaman korkar, bunu unutmayın. Sizin de böyle bir durum yaşayacağınızın doğallığına inanın. Bunun sebebi bilinmeyen korkularımızdır. Bu düşman aslında kendi yarattığımız düşmandır.

HİTABETE HAZIRLIK YOLUNDA ALTIN KURALLAR

Bilgi seviyenizi mutlaka yükseltin. Çünkü bilgi, insanın kendine olan güvenini artırır. Bilgi renkliliktir, canlılıktır, konuşmacıya kan pompalar. Konuştuğunuz konuyla ilgili hitabete başladınız andan itibaren bilgi, düşünce ufkunuzun tepesinde bir güneş gibi doğar. Ancak düşünce, tefekkür ve ruh dünyasıyla bilgiyi iyi harmanlayabilmek gerekir. Bilgi içerisinden bilgi çıkarmak metodolojik bir yaklaşımla olacağı için küçük notlar almayı unutmayınız. Malını en iyi satabilecek olan esnaf, malı hakkında en çok bilgisi olan esnaftır.

Bir konuyla ilgili konuşma hazırlığı içerisindeyken beyin ve benlik otomatikman o konu üzerinde çalışmaya başlar. Konu üzeride düşünüldüğünde, o konuya ait gerçekler negatif ve pozitif yönleriyle birer birer ortaya çıkar. Öyleyse sahip olunan tecrübeler eşliğinde düşünce ve bilgiler arasında bağlantı kurun.

Planlı olmaya önem verin. Eşgüdümsel bir çalışma olmadan cesaret de toplanamaz. Dağınıklık kafa karışıklığına yol açar. Karışık bir düşünce, oradan buradan karışık bilgilerle bu hale getirilir. Böyle bir durumun sonunda da başarısızlık kaçınılmazdır. Kağıt üzerinde projesi çizilmeyen hiçbir bina yoktur; konuşma sanatı da bir projedir, plan ister. Dar çerçevelere sıkıştırılmış sığ ve yapısal yaklaşımlardan bahsetmiyoruz. Gereken tek şey, uygulanması gereken birkaç kuralın yuvarlanıp bir araya gelerek bütünü teşkil eden deve dikenleri gibi düşünmektir. Bu dikenler ayrı hareket ederse yere basılacak zemin kalmaz, ama bir bütün şeklinde toparlanırsa faydalı hale getirilebilir.

Gerçek hatip düşünen, düşünen, düşünen; sonra düşünmekten yorulduğunda ne dünmüş olduğunu düşünen insandır. Periyodik notlarınız olsun. Bunun içerisinde öyküler, kısa fıkralar, önemli sözler yer alsın. Ama bu notların hiç birisi geçici değildir, sizin demirbaşımızdır.

New York Hürriyet Abidesi’nin açılış töreninin bir nutukla yapılması kararlaştırılmıştı. Nutuk için Amerika’nın en ünlü hatibi George Curtis düşünüldü. Hemen teklif götürüldü. Gelen cevap herkesi şoke etti. Çünkü Curtis teklifi reddetmişti. Böylesi önemli bir teklif nasıl reddedilirdi? Üstelik bu tören tarihi bir törendi. Curtis, bu önemli tarihi teklifi üç sebepten dolayı reddetmiştir. Kendisi şöyle anlatıyor:

"Törenden ancak bir ay önce haber verdiler. Ben ise üç ay mühlet verilmedikçe, önemli nutukları her zaman reddederim. Evet, üç ay. Bir ay araştırmak ve dikkatli bir hazırlık için; bir ay, hazırladıklarımı bir kenarda tutmak ve kafamın konu üzerinde, benim zorlamama gerek hissettirmeden kendiliğinden durması için ve son bir ay da, mükemmel bir nutuk gerektirdiği ilaveler ve nihai hazırlı için.”

"Kelimelerin gücünü bilmeden insanı anlamak imkansızdır."

KONFÜÇYÜS


Kaynak:
Ö. Faruk Reca

Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
cosmoturk önerisi
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU
Anket
Aşk mı, Para mı?
Aşk
Para
>