>

KÖŞE YAZILARI | CENK BABAEREN

3 günlük kaçamak...

"Kaçtım gittim çevremin haberi olmadan... Tek bilen yalnız bendim...." Cenk Babaeren’in yeni yazısı…
 
   
 
 
     

"Yaşam yeterli değil. Bir tek yaşam yeterli değil benim için. Yeterince gün yok yaşanacak... Yapılacak çok fazla şey ve bir sürü düşünce var. Her günbatımı bana hüzün getirir; çünkü bir gün daha geçip gitmiştir..."

Nicola Lorusso



3 GÜNLÜK KAÇAMAK...

Uzun zamandır çalışmaktan kendime ayıracak zamanım olmamıştı. Geçen hafta hiç beklemediğim büyük bir medya grubundan iş teklifi aldım.

İlk önce "amannnn rahatım yerimde düzenimi şimdi niye bozayım?" Diye düşündüm. Ama bu iş için bana refere olan manevi babamı yarıda bırakmamak için görüşme teklifini kabul ettim. Ve randevuya gittim…

Görüşmede ayrıntılar anlatıldıktan sonra işi hemen kabul ettim.

"Deli miyim neyim ben?"

Ne güzel Cihangir'deki evimde şortumu giymiş kahvemi içerek çalışıyorken, bir anda kendimi tekrar İkitelli semalarında bulacağım.

Ama proje güzel. Ve görüşme yaptığım Kurumsal İlişkiler direktörü işinin profesyoneli. Konuşması ve duruşu ile beni oldukça etkiledi.

İşin ayrıntılarını anlattıkça ayaklarım yerden kesildi. Çünkü yeni bir projenin içinde olmak beni herzaman heyecanlandırmıştır. Sonuçta aklıma yatan bir proje ve şu an yapmakta olduğum işin gelişmesi için güzel bir fırsat. Öyle heyecanlandım ki maaşı bile görüşmeye gerek duymadım. İsterlerse bedava çalıştırsınlar razıyım.

Geçen yıllarda para benim için oldukça önemliydi ama şimdi değil. İşini iyi yaparsan para zaten seni bulur. Paranın işimin önüne geçmesine asla izin vermeye hiç niyetim de yok. O benim kölem olsun, ben onun değil…

Görüşme bittikten sonra kanatlarımı takarak evimin yolunu tuttum. Geçen hafta Çarşamba görüşmeye gitmiştim, Pazartesi başlamamı istediler. Zaman az…. Vücudum da deniz - güneş diye tutturuyor. O zaman ne yapmalı hemen internete girmeli ve Bodrum için uçak bileti almalı : )

Hemen Perşembe sabahı için ilk Bodrum uçağına bilet aldım.

Üstelik bu tatile gitmeye karar verdiğimde cebimde o an nakit bile yoktu. Kredi kartı kullanmadığım için dostum Necati imdadıma yetişti. Dostum Necati'ye buradan binlerce teşekkürler.

Öyle acele ile çıktım ki evden otel rezervasyonu bile yaptıramadım. Bodruma geldiğimde attım kendimi salaş bir otele. Ve cuuuppp deniz…

Tuzlu suyu ve güneşi ne kadar özlemişim. Hemen açıldım uzaklara, daldım derinlere, koptum kendimden.
Bu yazıyı Bodrum havaalanına dönüş yolunda yazıyorum. Üstelik bir defter ve kalem ile… Çünkü 3 gün 2 gece bilgisayarımın kapağını bile açmak istemedim…

Yaşadığım bu 3 güzel gün benim için çok özeldi.

Kendimle yalnız kalmayı ne kadar özlemişim. Bunu ara ara yapmaya karar verdim. Atlayıp gideceğim bir yerlere. Yanımda kimse olmadan.

Bir dönem çevremde yer alan yiyici takımlarıyla uğraşmıştım. Bu beni oldukça yormuştu. Çoğu menfaat peşinde koşuyor, bıkmadan usanmadan koşmaya da devam ediyorlardı.

Çevremden yararlanmaya çalışıyorlardı. Ama ben izin vermediğim için tekrar tekrar kapımdan dönüyorlardı.

Ve aşk…

Aşka inanmayan biri olarak aşkı da yaşamak istemiyorum. Bu işler artık beni yormaya başladı. Her seferinde aynı şeyler yaşanıyor. Ölümsüz aşk yoktur diyorum... Gerçekten yoktur.

Her aşk bir gün ölür.

Artık kendi mutluluğumu yaşamayı tercih ediyorum.

Bugün hayatımda yeni bir sayfa açıldı…

“Aşksız ve çevremdeki menfaat düşkünü diğer kişileri de silerek.”

Bu günden itibaren herkes kendi hayatına bakacak.

Zaten bakmayan da yaşamın farkına varmadan yaşamış olur.

Sevgilerimle,

Cenk Babaeren
cenkbabaeren@cosmoturk.com



 


CENK BABAEREN
YAZARA E-POSTA GÖNDER

 

Diğer yazıları liste halinde görmek için tıklayın >

Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
cosmoturk önerisi
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU
Anket
Aşk mı, Para mı?
Aşk
Para
>