>

KÖŞE YAZILARI | PINAR ÜSTÜNDAĞ

Net

Sevgili saçma sapan rüyalarım, ve hiç sevmediğim 26 yaşım… (Pınar Üstündağ)
 
   
 
 
     

Sevgili saçma sapan rüyalarım, ve hiç sevmediğim 26 yaşım…

Bahar bir türlü gelmek bilmedi, aslında bunu söylemek için ne kadar erken olsa da banane, kardan kıştan sıkıldım artık açıkçası. İşimin evime uzak olması, daha güneş ortaya çıkmadan benim sokaklarda boy göstermem, üstüne soğuk ve bir de üşüdüğümde uyuzlular gibi kaşınmaya başlıyor olmam derken, gerçekten kış mevsiminden bu mevsim nefret ettim, aynı 26’ımdan nefret ettiğim gibi.

Her yaşıma bişeler sığdırıyorum ve her yaşın bir güzelliği var derken her yaşımın acıları da var diyorum. Ne çok kayıplarım oldu 26’ımda ve ne çok mutluluklardan ne berbat kuyulara düştüm. Bi sonsuza kadar kaybettiklerim var bi de kaybetmiş olmayı tercih etmek zorunda olduklarım…

Birini kaybettiğinde insanın içinde 40 tane mum yanarmış, bunu yeni öğrendim. Ve her gün o mumlardan biri sönermiş. Kalan en son mum, hiçbir zaman sönmez ve her zaman yanarmış.

Acı azalıyor, ama bitmiyor. Bitemiyor. Hep içeride bi yangın hep içeride bi sıcaklık…

Karşımda duran sevgili beyaz çam ağaçları; ne kadar da antipatik geliyor şimdi bana. Baya melankoli teslim almış gibi ama aslında öyle değil.

Bi çok şeyi aştı sevgili yaşım. Vazgeçemediklerinden vazgeçmeyi öğrendi. “sonuna kadar” diye diye kendini tüketti ve çekti gitti. Yok geçmez bu yangınlar, bu günler son bulmaz, diye diye korkular azaldı, korkular sindirdi kendimi, bastırdı içimi, sönmese de yangın, azaldı, cılız bi ateş gibi yanıyor bişe hala ama, küllerin dumanı da var hala hissediyorum. Yanık bi koku var sanki ciğerlerimde ve sanki bi kömür gibi simsiyahlaşmış yüreğim. Sivri sivri diye hakaret edilen dilim, hiç susmak bilmiyor sanki içimdekileri dışarıya vuruyor ve seriliyor insanların önüne dilim dilim…

He bi de rüyalarım var. Uykuya düşkünlüğüm de var artık, zaten hiç dengeye giremedik ben ve uykum. Olmadı bunu başaramadık. Ya hep ya hiç mantığı. Aslında buna da şaşmamak lazım, benim hayat felsefem değil mi ki “ya siyah ya beyaz, grileri hiç sevmem” demek. İşin ortasını bulmayı zaten bilmem ben, ya siyahı isterim ya beyazı; gözüme siyah görünen beyazdır belki ya da tam tersi bilemem ama, ya siyah olsun ya beyaz! Net olsun ve keskin olsun!

Bi de en çok ne acıtıyor canımı biliyor musun, eski demek istemesem bile mecburiyetten eski olmuş insanların rüyama girip, yeni günüme uyanırken ruhumu tokatlanmış gibi hissettirmeleri.

Hayatımdan çıkıyorlar da rüyalarımdan çıkmıyorlar. İşte bu durumu sevmiyorum ben. Çıktıysan çıktın hayatımdan İNSANLAR, rüyalarımdan da çık o zaman.

Net olsun.

Ya siyah, ya beyaz!!!


PINAR ÜSTÜNDAĞ
YAZARA E-POSTA GÖNDER

 

Diğer yazıları liste halinde görmek için tıklayın >

Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
cosmoturk önerisi
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU
Anket
Aşk mı, Para mı?
Aşk
Para
>