>

KÖŞE YAZILARI | SEMNAL GÖKMEN

1 yıl 1 ay...

1 yılın 1 ay gibi geçip gittiğine bir kere daha şahit oldum... (Semnal Gökmen)
 
   
 
 
     

Koskoca 1 yılı daha geride bıraktığımız şu günlerde, 1 yılın 1 ay gibi geçip gittiğine bir kere daha şahit oldum desem çok mu şaşırırsınız? Hiç sanmam! Bunu dile getirmek, artık çok klişe oldu farkındayım ama nasıl oluyor da eskiden geçmek bilmeyen zaman şimdilerde bu derece hızlı geçip gidiyor? Mesela bir örnekle taçlandırmak isterim naçizane yazımı:



Lise 1. sınıftayım. Fen bilgisi dersindeyiz ve biz o zamanlar Fen bilgisi dersini İngilizce olarak işliyoruz. (Nasıl bir katkı sağladığını hala çözemesem de, dersten daha da tiksindirmek konusunda epey faydalı olduğuna inanıyorum. “Aaa annen Fen bilgisi öğretmeni mi , ne güzel seni çalıştırıyordur!” diyenler olsa da etrafımda , en son ilkokul 3.sınıftayken, basit makineleri anlattığını hatırlıyorum! )Neyse lise 1. sınıfta kitap İngilizce, hoca İngilizce konuşuyor ve zaten bir türlü sevemediğim o dersi daha nasıl işkence haline dönüştürebilirimin hesabını yapar gibi 40 dakika olan derste hiç unutmam bir kağıt alıp, üzerine her geçen dakikayı kazıdığımı bilirim. 37,36… 21,20… Zilin çalmasına sanki 1 asır varmış gibi geçmemişti o dakikalar. Altına da “Midemi bulandıran bu kabus ders bir gün bitecek mi acaba?” yazdığımı hatırlarım. Bitmez mi? Üzerinden ne dersler geçti, ne dersler aldım, ne yıllar aktı gitti avucumdan… O zamanlar 35 yaşında olan biri benim için saçları ağarmış, yüzü buruş buruş, göbek salmış, saçının çoğu yeri dökülüp ön tarafta bir parça perçem kalmış amcalar ve röfleli kabarık saçlı, kalın bedenli teyzeler demekti. Oysa şimdi “teyze” deseler, kaldırabilir miyim emin değilim. Yaşımı sevmeye çalışıyorum çünkü biliyorum ki bu yaşları da özlemek var!

Yıllar şakır şakır akıp gidiyor avuçlarımızdan… Sevgili 2014; sen de bitmek üzeresin. Benim için anlamını bilemezsin! Kelimeleri saysam anlamları hafif kalır. Bu duyguyu ifade edebilmek için keşke kelimeler bulabilseydin anlamını kendimin koyduğu. O bile mümkün değil, sadece içimde saklı. Hissettirebildiklerime hissettiriyorum sanırım. Hayatımın bazı anları gözümün önünden geçerken, bilemezdim o anki heyecanlarımın, endişelerimin, kaygılarımın, korkularımın ne kadar yersiz olduğunu. Meğer asıl endişe, asıl heyecan, asıl kalp çarpıntısı, asıl sevgi buymuş. Hiç bilemezdim bunu, hatta nasıl bir şey ki acaba diye düşünür dururdum. Çok güzel bir sürpriz oldu bu bana.

Ve şimdi bunu okuyan herkes için dileğim yeni yılda istediğiniz, kalbinizden geçen bir sürpriz de sizin olsun…


SEMNAL GÖKMEN
YAZARA E-POSTA GÖNDER

 

Diğer yazıları liste halinde görmek için tıklayın >

Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
cosmoturk önerisi
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU
Anket
Aşk mı, Para mı?
Aşk
Para
>