KÖŞE YAZILARI | DİZİ KRALİÇESİ

Günaydın Esma Hanım, Nasılsınız?

Yine bağrış çağırış sahnelerle dolu bir hafta oldu. (Dizi Kraliçesi Yazıyor)
 
   
 
 
     

Yine bağrış çağırış sahnelerle dolu bir hafta oldu. Bir karakter de derdini bağırmadan anlatsa. Herkes ağladı, hep bir dram yaşandı. Komedi dizileri bile ağlata biliyorsa daha çok popüler. Ya da ben miyim komedi dizisine bile ağlayan? Bilmiyorum. Özetle dizilerin üzerinden tek tek geçiyorum. Gündemimde çoğalan top tüfekli senaryolar var. Fragmanını bile izlemeye dayanamadığımız, belli ki göz yaşlarına boğulacağımız. O süt dökülme sahnesi var ki gözümden gitmiyor. Birileri sanki ülkeyi savaşa hazırlıyor? Söz mü? İsimsizler mi? Bakalım kalbimiz dayanabilecek mi?

Hayırlara çıksın diyor haftanın yeni starı ile başlıyorum: Fazilet Hanım'ın Kızları. İlk bölümü olması sebebiyle popüler oldu ama İstanbullu Gelin'i geçebileceğini sanmıyorum.

Günaydın Esma Hanım, nasılsınız?


Esma Hanım, siz bir canavarsınız. (Bu benim ek repliğim oldu:) Pardon)

İstanbullu Gelin diyalogları ile de şahane zira. Yazanın aklına, kalbine sağlık. İlgiyle izliyoruz.

Yalnız; mutfakta habere poğaça poğaça, çay ile poğaça:))) Nerede bazlama? Nerede "cantık" mesela? Bursa'da dizi yapıyor, çekim platosu olarak güzelim çarşılarını kullanıyor, şahane bir konağı seçiyorsanız bir zahmet kültürünü de çalışsanız derim.

Yaşlı adamın Faruk ile yaptığı diyalog biraz içimi rahatlattı, yazıp paylaşmak istedim: "Bir erkeği adam gibi yapan aşk ya da erkeğin nefretidir...

Çok şanslısın. Çok. Sen aşka düşmüşsün." Ne kadar kabul etmesek de diziyi izlerken duygularına da ortak olduğumuz bir gerçek. Düşünüyorum bu dizide kendimi kimin yerine koyuyorum diye, kah teyze oluyorum kah Osman. Ama İstanbullu Gelin olamıyorum. Zayıf kalıyor. Neden bilmiyorum. Bursalı Gelin'e gelince. Var böyle kötüler hayatta. Evet, biliyorum.

Yalnız kocaman Boranlar bir gecede hisselerinde 5 milyon kaybedince çok mu üzülür? Bu nasıl bir şey? Pek gerçekçi gelmiyor. Paradan anlamıyor bu senaristler diye içimden geçiriyorum. Düşüncemden dolayı özür diliyorum. Evin küçük oğlu adı neydi, evin en genç(!)çalışanına sahip çıkıyor. Kızımızı sokakta rahatsız eden magandalara karşı? Peki Bursa böyle mi? Sahi geldiğimiz hal bu mu? Yolda yürüyemiyor muyuz? Olmamıştı sahne. İyiyi söylüyorum, kötüyü de. Af diliyorum.

Fazilet Hanım'ın Kızları'ndan;

"Nefes alan çek defteri ol!" repliğini çok sevdim:)

"Saçımın bozulmayacağını bilsen onu da yapardın." a bayıldım.

"Sen benim babama beş para etmez diyemezsin!" repliği beni kalbimden vurdu.

"Karısının ağzının arasında silah var." müthişti.

Yasin ve Ece ne güzeller. Bu dizi olmuş. İki rolde yanlış seçim var ama ana roller diğerlerini taşır. Ve bu dizi çalışır. Fragmanında gördüğüm bölüm ise canımı yaktı. Yine bir kıza zarar veriliyor. Yine kaba kuvvet galip geliyor. Şikayet yok. Zarar, haksızlık, kaba kuvvet karşısında sessizlik... Yeni bölümü heyecanla beklediğimi itiraf ediyorum. Haftaya bu konuyu ele alacağım.

No309

"Resmen bir kadınla alış verişe çıkmak istiyorsun." diyen Lale biraz kıyafetlerine dikkat etse. O yırtmaçla okula giden kaç öğretmen görmüşler? Kıyafet danışmanları yok mu? Ya da danışmanların yönetmelikten haberleri yok mu?

Kurtuluş ile Samet'in o yürüyüş sahnesine güldüğüm doğrudur. Sahneleri çekerken de kendi aralarında çok güldüklerine eminim. Hele Kurtuluş tam bir komedyen. Helal olsun diyorum. Kendisine çok gülüyorum. Gerçi bazen dayanamıyorum... Abartı tadında güzel.

"Neticede ormanı bekçi değil sevgi korur" dediklerinde en az onlar kadar muzır muzır güldüğümü itiraf ediyorum.

Yalnız Lale'ye tanımlanan "ilgili anne" tanımını tekrar gözden geçirelim mi? Yeni doğmuş bebeği olan kadınlar pek öyle dışarıda olmazlar sanki. Yani biz öyle gördük ama... Dizi tabii sonuçta.

Bahçede top kafaya geldiğinde özür dilemeyi öneren Lale pek bir güzel geldi gözüme. Evet hadi, böyle farkındalıkları sokun siz de dizinize. Bunu en çok Songül Hanım'dan bekliyorum.

"Yeni Gelin"


Kaan'a üzüldüm

Ayşe'ye(ikinci eş) çok gülüyorum. Şahane oynuyor. Kendisini tebrik ediyorum. Hem temiz hem kirliyi oynuyor ve yine de güldürüyor ya, helal olsun diyorum. !

Ağa "herkes aynı anda mutlu olamıyor ama madem öyle mutlu olacak kişiyi kendi kızım seçiyorum." a benzer cümleyi kurunca mutlu oluyorum. İşte diyorum, güzel adam örneği. Herkes izlesin diyorum. Ve evet resmi nikah gündeme geliyor diye mutlu oluyorum. Oyunculuk fevkalade. Şiddet azaldı. Güzel gidiyor diyorum:)

"Senin bildiklerin kadar benim yanıldıklarım var." cümlesi güzel. Yazıyorum. Ama bu hafta budur dediğim bir cümle olmadı. Eksikliğini yaşıyorum.

Oh, nihayet yeni gelinin geceliği ve sabahlığı ile ortalarda dolanmasına uyarı geldi: "böyle dolanma ortalıklarda!" Şükür dedim. Şükür...

Hainlik komik gelmiyor bana.

"Hanibal telaffuzu ile gelin beni güldürdü:)

"Hayat Bazen Tatlıdır"

Bir solukta izledim yine. Teknoloji bağımlılığına değinilmesi güzeldi. Kitabın dostluğunun altının çizilmesi de. Ama şiir şart. #şiirşart

Annemin tespiti: "Bütün kadınlar cadı" Öyle miyiz gerçekten?

Özel not: "Kızların espri konusu yapılmasına çok kızıyorum. Kim bilir hangi hayallerle umutlarla başvuruyorlar" güzel bir insan profili. Fazilet Hanım'ın Kızları'ndan... Evin hanımına bayılmıştım ki öldü. Kocası da iyi insan belki de. Var bu işte bir iş, göreceğiz. Merakla izleyeceğiz:)

Bana ulaşmak için:
Dizi Kraliçesi
dizikralicesi@cosmoturk.com


DİZİ KRALİÇESİ
YAZARA E-POSTA GÖNDER

 

Diğer yazıları liste halinde görmek için tıklayın >

Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
cosmoturk önerisi
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU
Anket
Aşk mı, Para mı?
Aşk
Para
>