Dışarıdan bakıldığında fikir yürütmek, yargılamak kolaydır. Duymadan, bilmeden yargılamak, yalnızca boş laftır, boşunadır.
Eğer ki gözler bir ilişkinin bitimine denk geldiyse, her kafadan ayrı bir ses çıkar. Biri der ki kız çok üzgün diğeri der ki adam alem yapıyor. Ama ayrılıklar yaşanan aşkın ne tadını ne de gerçekliğini anlatır.
İki farklı insanın bir araya gelmesi, birbirlerini sevmesi, yaşamlarının kısa veya uzun bir dönemini paylaşması, kolay mı?
Doğada her şeyin bir açıklaması ve belli kuralları vardır. Her şey gibi aşkta çiftler üzerine kendi kurallarını koyar, kişiler üzerinden kendi maçını yapar. Bazen aşk kazanır ve bir ömür boyu bitmeden yaşatır kendini farklı iklimlere. Bazen ise ayırır iki aşığı, haklı gerekçeleri vardır, son nefesini verir kalplerde. Tüm yaşanmışlıklar, acılar, gülüşler hatıra denilerek rafa kaldırılır.
Zaman durmaz, akar. Akarken birçok şeyi götürür yerine, yeni şeyler getirir. İnsanlar, duygular, fikirler, alışkanlıklar her şey zaman dilimi içinde değişir, yenilenir. Bu değişim içinde aşkın ilk gün ki gibi kalması beklenilemez. Aşkın değişimine bazen bir çift söz bazen bir damla gözyaşı sebep olur. Bu yüzden bazen aşklar biter, bazen yerine yenileri gelir ve bazense ilk gün ki gibi devam eder. Ama şu bir gerçek ki; hiçbir şey aynı kalmaz, kalamaz.
İki insan birbirlerine deli gibi aşık olabilir. Yıllarca emek harcar, birlikte olurlar. Yanlarında kimbilir ne anılar, ne hatıralar birikmiştir. Gün gelir bir rüzgar eser yıkar geçer ortalığı. Ve o iki aşık zaman içinde kaybolur. Bu noktada önemli olan saygıyı kaybetmemektir. Hayatını paylaştığın insana kırıcı laf etmemek, adının geçtiği cümlede onunla gurur duymak, yaşanılanların hatrına bir selamı eksik etmemektir.
Herkesin hatasıdır önyargılı davranmak, görünen kısmı yorumlamak. Ama ayrılıklar ne kadar şiddetli olursa olsun aşkın bir parçasıdır, aşkın içindedir. Çiftler, karşı taraf kötü olduğu için ayrılmaz birbirinden, yaşanılanların hatrı kalsın ceplerinde diye yollarını ayırırlar.
Kısacası ayrılıklar aşkın tanımını yapmaz, gerçekliğini anlatmaz. Bir filmin sonunun kalitesini anlatmadığı gibi. Filmi film yapan, bütünüdür.
Ve hepimizin hayatı bir filmdir… Başlangıçlar, heyecanlar, düşüşler, gözyaşları… Hayat bütünüyle güzel, her şey biz insanlar için.
Sevgilerimle;
GÖKÇE ÇİL
ELİF GÖKÇE ÇİL
YAZARA E-POSTA GÖNDER








DİĞER ADRESLER 


