KÖŞE YAZILARI | FECİR ALPTEKİN

Kar Kış Demeden Amsterdam Macerası 3

Amsterdam macerasının ikinci bölümünü dün, kanallar üzerinde ilk gün batımımızı karşılarken noktalamıştık. (Fecir`in Not Defteri, 09.12.2010)
 
   
 
 
     

Amsterdam macerasının ikinci bölümünü dün, kanallar üzerinde ilk gün batımımızı karşılarken noktalamıştık. Bottan Merkez İstasyon durağında indikten sonra kısa bir yürüyüşle şehrin en ünlü meydanlarından olan Dam’a ulaştık. Burası pek çok alış veriş caddesinin bağlandığı, üzeri çeşitli mağaza ve restoranlarla dolu, alabildiğine hareketli bir merkez. Anlayacağınız, bizim Taksim Meydanı gibi bir şey. Dam’dan giriş yapabileceğiniz Nieuwendik ve Kalverstraat caddelerini de dünya mutfağından bin bir çeşit lezzeti bulabileceğiniz restoranlar, küçük butikler, zincir mağazaların şubeleri, rengarenk pastacılar ve iştah açıcı peynir dükkanlarına uğramak için şiddetle tavsiye ederim (peynircilere girdiğiniz zaman neredeyse karnınız doymuş gibi oluyor zaten… Görevliler ellerinde bıçaklarla döner ustası gibi mütemadiyen peynir kalıplarını dilimleyip adeta ısrara dönüşen bir ikramla etrafınızı kuşatıyorlar).



Dünkü yazımın sonunda bahsettiğim, ilk akşam yemeğimizi yediğimiz Argentinos da bu renkli sokaklardan Damstraat’ta çıktı karşımıza. Artık o kadar yorulmuş ve acıkmıştık ki, seçim yapacak fazla zamanımız olmadığı için kentte meşhur olduğunu bilinen ve gözümüze kestirdiğimiz ilk Arjantin mutfağı restoranına attık kendimizi ama neyse ki şansımız yaver gitti. Öncelikle usulen masada bulunan, zeytinyağında bekletilmiş domates, biber vs ile hazırlanmış dip sos benzeri iştah açıcıyı sıcacık ekmeklerimize bulayarak adeta yalayıp yuttuk. Yine Arjantin mutfağına özgü otlu- sarımsaklı tereyağı ve fırın patatesler de enfesti. Ama asıl şöleni kuşkusuz ana yemekle birlikte yaşadık… Ve gördük ki, Arjantinliler de bu işten anlıyor ve et pişirmeyi iyi biliyorlarmış.

Artık gezimizin gece faslı başlamıştı. Argentinos’ta bize “Merhaba!” diye sürpriz yapan Türk servis elemanı Adil’den gerekli tüyoları aldık ve yorgunluk kahvemiz için, civardaki en iyi kafe olduğu söylenen Green House’a attık kendimizi. Bu küçük ve sevimli kafenin, gerçekten de Red Light bölgesindeki benzeri mekanlar arasında bulabileceğiniz en temiz pak ve rahat oturulabilecek yer olduğunu söyleyebilirim. Yol üzerinde merak edip kafamızı uzattığımız tüm kafelerde ortalık duman altı olmuş ve göz gözü görmezken, Green House ardına kadar açılmış kapılarıyla püfür püfür karşıladı bizi. Genelde her Avrupa kentinde oluğu gibi Amsterdam’da da zaten en ucuz kahveyi bile içseniz, tadı yine leziz, edası yine yerinde… Mutlaka yanında nefis bir kurabiyeyle gelir ve kurabiyeler hazır paketten çıkmış olsa bile yine de tadına doyum olmaz.

Sıcak ve dost yüzlü Green House’ın Red Light’a açılan kapıları, bizi de kahvemizin sonunda kentin bu en sıra dışı muhitiyle buluşturmuştu artık… Dünyada dillere destan bir cazibe merkezi. Her şey özgür, her şey serbest, her şey ulu orta... İşte her yıl yabancı diyarlardan yüz binlerce insanın çılgın geceler yaşamak için akın ettiği Red Light bölgesi… Ve kimi şaşkınlıkla, kimi geçmiş tecrübelerin getirdiği alışkanlıkla etrafına bakınan ziyaretçileri… Ama tek bir gerçek var ki, herkes insan… İçerdekiler de dışlardakiler de.



Red Light sokaklarında dolaşırken, hayatta hep düşündüğüm bir gerçeğe yeniden inandım sevgili okurlar. İnsanoğlu dediğimiz şey, ölümlü olmanın çaresizliğiyle bir şeyleri abartmaya, büyütmeye, olağanüstü kılmaya pek meraklıdır çoğu zaman. Oysa ki insana dair hiçbir şey olağanüstü olamaz. İnsana dair her şey normaldir… Çıplaklık da, cinsellike de, varsa marjinalite de… İnsandan çıkan ve insanın yaşadığı bir şey, nasıl insanca olamaz ki… Atalarımız boşuna dememişler, her şey insana dair diye… Red Light bile.

Amsterdam sokaklarının yeni sürprizleriyle, yarın görüşmek üzere…


FECİR ALPTEKİN
YAZARA E-POSTA GÖNDER

 

Diğer yazıları liste halinde görmek için tıklayın >

Favorilerinize ekleyinAnasayfaya dönPaylaşın
GÜNLÜK FALINIZ
HAVA DURUMU
Anket
Cosmoturk.com`u...
Hergün Takip Ederim
2 Günde Bir Takip Ederim
Haftada Bir Takip Ederim
Ayda Bir Takip Ederim